Sihirdar Vadisi’nin alt koridorundaki uyumlu kombinasyonlardan Jinx-Blitzcrank ve Lucian-Braum ikililerinden sizlere daha önce bahsetmiştim. Bu haftaki konuklarımız ise Demacia’nın Gece Avcısı Vayne ve Targon Dağı’nın Seher Güneşi Leona.

Vayne’e Gece Avcısı diye anılmasının altında, aynı isimden hatırlayabileceğiniz (Wayne desem ipucu olur) bir hikayesi var. Demacia’nın karanlık güçlerle mücadele ettiği dönemlerde
Shauna Vayne, daha küçücük bir kız çocuğuydu. Seçkin bir ailenin üyesi olan Vayne, emniyet teşkilatının onu her türlü kötülükten koruduğu konusunda babası tarafından ikna edilmişti. Yaşadığı yerin çok güvenli ve harika olduğunu düşünen Vayne’i travmatik bir hayal kırıklığı bekliyordu. Bir gece, tüm güvenlik önlemlerini atlatan bir cadı, Vayne’in tüm ailesini esir aldı ve saatlerce işkence ettikten sonra onları öldürdü. Şans eseri saklanan küçük kız, cadı gittikten sonra kaçmayı başarmıştı. Ailesinin feryat çığlıkları hala kulağında çalan Vayne, ailesinden kalan parayla geçimini sağlayabildi. Yeterince olgunlaştığında eğitimine başladı ve yetişkin bir kadın olduğunda, kara sanatlarla uğraşanların korkulu rüyası oldu. Kötülük yapanlara asla tahammülü olmayan Vayne, rakibine yaklaştığında hız kazanır. Rakiplerinin saldırısından Takla atarak kaçabilen Vayne, bu hareketinden sonra rahibine daha az hasar verir. Kötü varlıklara karşı zehirli bir madenden yapılan Gümüş Ok ile saldıran Vayne, sırtında taşıdığı kocaman Kazıkatar’la rakibini kendinden uzağa savurur, hatta duvara bile mıhlayabilir. Saldırı gücü ve hareket hızını arttıran Son Hazırlık’la takibini adı gibi sona hazırlar.

Leona, diğer Rakkorluların aksine, öldürme hevesi olmayan, bu yüzden de diğerleri tarafından sorunlu olarak görülen bir çocuktu. Ona göre gerçek bir savaşçı, sadece savunmak ve korumak için mücadele etmeliydi. Bu yüzden, belli bir yaşa gelen gençlerin kutsal bir silahı kazanmak için ölümüne savaştığı arenada savaşmayı reddetti. Leona’nın bu tepkisi üzerine Rakkor’un liderleri, genç kızın idamını talep etti. Tam da Leona’nın canını alacaklarken, tüm arena bir anda ışık seline boğuldu. Işığın etkisi azaldıkça görülen manzara şok ediciydi. Leona sapasağlam duruyordu fakat infazcıları yerde baygın bir şekilde yatıyorlardı. Bunun üzerine liderler, onun idam cezasını kaldırdı ve ona Solari’nin altın zırhını verdi. Şehri kuran efsanevi güneş savaşçısından kalan kılıç ve kalkanı kuşanan Leona, artık hazırdı. Kalkanını kullanarak rakibine hasar verip sersemleten Leona, yine kalkanıyla Tutulma yaratarak zırh ve büyü direnci kazanır. Güneş ışığından Ufuk Kılıcı’yla rakibinin tam dibinde belirir ve rakibini yerinden kıpırdayamaz hale getirir. Rakiplerinin üstüne Güneş Patlaması’nı indiren Leona, onların kaçmasına hiçbir şekilde fırsat vermez.

Leona’nın fazlasıyla sersemletme özelliğiyle düşmanın Vayne’in oklarından kaçmak gibi bir fırsatı kalmıyor. Kaçmaya yeltense bile Takla atıp rakibine yaklaşan Vayne, Leona’nın da verdiği hasarla rakibinin sonunu getiriyor.
Alt koridordaki şampiyonların uyumlarının ne kadar önemli olduğunu sizlere örneklerle anlatmaya devam edeceğim. Haftaya sizi sürpriz bir kombinasyon daha bekliyor.

