Suudi Arabistan’ın video oyun ve espor sektöründe kapladığı alan giderek büyürken, Ubisoft’un Suudi Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile ilişkileri şirket çalışanları arasında rahatsızlığa neden oldu.
Game File’dan Stephen Totilo‘nun haberine göre Ubisoft CEO’su Yves Guillemot dahil olmak üzere Ubisoft yöneticilerinin 2024 yılında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a eşlik ederek Suudi Arabistan’a gidip Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ve diğer Suudi liderlerle görüşmelerinin ardından, bazı Ubisoft çalışanları şirketin bu yılın başlarında Suudi Arabistan ile yaptığı anlaşmalar hakkında endişe duyduklarını ifade etti.
Suudi Fonunu Muhammed Bin Selman Yönetiyor

Game File, Ubisoft’un Sosyal ve Ekonomik Komitesi (CSE) temsilcisinin şirket yönetimine, “Bir gazetecinin öldürülmesini (parçalanması ve asitle eritilmesi dahil) emretmekle insanlığa karşı suç işlemekle suçlanan bir kişiyle sözleşme yapmak, şirketin şu anda maruz kaldığı yersiz ve önyargılı eleştirilere katkıda bulunmaz mı?” diye doğrudan soru sorduğunu bildirdi.
Buradaki bahsi geçen kişi, Muhammed bin Selman’ın emri üzerine 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan yetkilileri tarafından İstanbul’daki Suudi konsolosluğunda suikaste uğrayarak öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı. Ubisoft yönetimi, “Yves Guillemot’un kültür ve teknoloji alanında tanınmış bir Fransız şirketinin CEO’su olarak Cumhurbaşkanı’nın gezisine katılması, Ubisoft’un Fransa’nın ‘yumuşak gücü’nün gelişimine yaptığı bir katkıdır” şeklinde yanıt verdiğini ve ardından “Söylentiler hakkında yorum yapmıyoruz” dediğini iddia etti.
Ubisoft’un Anlaşmadan Geri Adım Atmaya Niyeti Yok

Ubisoft yönetimi, ABD hükümetinin 2018 yılında Washington Post gazetesi muhabiri Kaşıkçı’nın öldürülmesini doğrudan onayladığını tespit ettiği Muhammed bin Selman ile Suudi Arabistan’ın devlet fonu olan Kamu Yatırım Fonu (PIF) arasında bir fark olduğunu açıkladı.
Rapora göre, Ubisoft yönetimi PIF’in parasını bin Selman’ın parası olarak görmediğini ve “demokratik değerlerimizi paylaşmayan ortaklarla konuşmak, bu değerlerden vazgeçmek anlamına gelmez” dedi. Buna karşılık, CSE yönetimin tutumunu “naif” olarak nitelendirdi ve Suudi Arabistan ile yapılan anlaşmaların şirketin imajına olası etkisine ilişkin soruya yanıt vermediklerini belirtti.

