Tom Clancy’s The Division 2

Takip Et
9.4

Mükemmel

5.8

Kullanıcı


The Division 2 İncelemesi

Beklenen The Division 2 nihayet karşımızda.

Tom Clancy’s The Division 2, Ubisoft’un devasa looting – shooter oyununun yeni halkası oldu. Diablo tarzı loot toplama sistemini geniş ve birbirine bağlı bir dünyada, nişan alma elementleriyle birleştiren oyun nihayet çıktı ve biz de The Division 2 incelemesi ile karşınızdayız.

The Division 2 İnceleme

En başta The Division 2’nin teknik özellikleriyle incelemeye girmek istiyorum çünkü nasıl ki 2018 yılında görsel standartları Red Dead Redemption 2 belirlediyse, bu yılın yıldızı da The Division 2 olacak gibi. Xbox One X’de muhteşem bir görsellik sunan oyun, göz alıcı ışıklandırmalarıyla, hava durumu efektleriyle ve detaylı çevresiyle Ubisoft’un belki de en iyi görselliğe sahip oyunu. Ayrıca ilk oyuna göre de arada ciddi fark var.

Washington D.C. şehrini neredeyse bire bir yansıtan The Division 2, ABD başkentinin bir felaketin ardından nasıl gözükeceğini de gözler önüne seriyor. Şehrin yıkıma uğraması ve insan nüfusunun azalmasıyla doğal olarak dünya da geriye gidiyor ve caddelerde çalılar büyüyor, binalar yıkılıyor ve vahşi yaşam sokaklarda kol geziyor. Tüm bunlar da çok hoş bir görsellik yaratıyor.

Doğanın Washington üzerine etkileri bir yana, aynı zamanda The Division 2’de bu sefer daha farklı ve daha bol factionlar da yer alıyor. Dost olan sivil gruplardan vahşi köle tacirlerine kadar her tarzda faction – gruplaşma yer alıyor. İlk oyunun New York şehrine kıyasla The Division 2’nin atmosferi hem daha renkli, hem de pek çok yönden daha az bunaltıcı. Klostrofobik alanlar yerini daha düz arazilere bırakırken, iç mekanların da özgünlüğü ve detayları arttırılmış.

Performans bakımından The Division 2 dediğim gibi Xbox One X’de muazzam gözüküyor ve 4K çözünürlükte 30fps kare oranıyla oynayabiliyorsunuz. Xbox One S’de de kötü performans göstermiyor fakat haliyle yaşlanan konsol bunu belli ediyor. Xbox One’ın X ve S sürümleri arasında görsel olarak önemli farklar var fakat önemli olan buna ne kadar önem verdiğiniz.

The Division 2’de oynanış ilk oyuna göre devrimsel şekilde değiştirilmiş diyemem fakat çok sayıda irili ufaklı geliştirme var ve bu sayede oyunun hem eksikleri kapatılmış, hem de daha zengin bir açık dünya sunulmuş.

Yeni oyun orijinal yapımdan birkaç ay sonrasını konu alıyor ve ulusal bir salgın toplumu etkilemiş durumda. Devlet otoritesi tamamen sarsılırken, ortada ise anarşi ve panik hakim. Haliyle de hükümet yıkılmaya doğru gitmektedir. Bir Division ajanı olarak bizim görevimiz ise anarşiye karşı savunma yapmak ve düzeni tekrar sağlamak.

Her ne kadar The Division 2 çoklu oyuncu ağırlıklı bir yapım olsa da, oynanışla hikaye birbirine iyi yedirilmiş. Yerleşim yerleri kurmak için farklı bölgelere gidiyorsunuz, merkez üssünüze yeni karakterler yetiştiriyorsunuz ve bu sırada düşmanlarla karşılaşıyorsunuz. Yaptığınız eylemler sadece üssünüzü görsel olarak değiştirmiyor, aynı zamanda oyunun dünyasında da size hizmet ediyorlar. Ayrıca The Division 2’nin karakter yaratma ekranı da geliştirilmiş ve daha çok rol yapma oyunlarına yaklaştırılmış.

Görevden göreve ilerlerken oyun sizin önünüze farklı ve ödüllendirici şeyler de çıkarıyor. Bunların arasında dinamik etkinlikler, ses kayıtları ve Echo anlatım sahneleri ile loot bölgeleri bulunuyor. Oyunun yan görevleri de geliştirilirken, önceki oyundaki ana görevleri hatırlatıyor ve dinamik etkinlikler de orijinal yapımdaki yan görevlere benzeiyor. The Division 2’nin ana görevleri epey keyifli ve farklı savaş seçenekleri, boss dövüşleri ve diğer tip etkinlikler bulunuyor. Yapacak çok fazla şey olduğu gibi bağımlılık riski de yüksek!

Silah kullanımı da bir adım yukarı taşınmış ve düşmanların can havuzları bu sefer daha gerçekçi. Düşmanları öldürmek için epey mermi kullanmak gerekiyor çünkü üzerlerinde görsel olarak da dağılan zırhlar bulunuyor ve bu çatışmaları daha mantıklı hale getiriyor.

Başta The Division 2’de yer alan sekiz aktif yetenekten ötürü hayal kırıklığına uğramıştım fakat hem değiştirilen, hem de geri dönen yeteneklerle tatmin edici buldum. Çok fazla yeni şey yok gibi gözükse de, mevcut sistemler geliştirilmiş ve daha dinamik hale getirilmiş. Her skill platformunun varyasyonları ve mod slotları olduğu için oynanışı da kendinize göre özelleştirebiliyorsunuz. Tabii çok sayıda silah ve silah modu seçeneği olduğunu da unutmamak gerek.

İlk bakışta The Division 2 orijinal oyuna epey benziyor gibi gözükse de yapılan küçük geliştirmeler oyunun 2016’da ortaya çıkaramadığı potansiyelini sergilemesine yardımcı olmuş. İlk oyun çıktığında her ne kadar karışık eleştiriler alsa da, Ubisoft bu seriye kendini adadı ve nihayetinde başarılı bir RPG – shooter yaratmayı başardı. The Division 2 inceleme yazımızda sona gelirken, Ubisoft’un gelen tüm geri bildirimleri dikkate aldığını söyleyebilirim. Bu tip bir tema ile nişan alma oyunlarını sevenlere rahatlıkla tavsiye edebilirim.

Artıları:

  • Post apokaliptik teması

  • Geliştirilen oynanış mekanikleri

  • Çok daha iyi grafikler

  • Geniş dünyası

Eksileri:

  • Yetenek sayısının azlığı

Cevap Yazın

E-posta adresin yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Şifremi Unuttum

Kayıt Ol