Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından Televizyon Yayıncıları Derneği‘nden tartışma yaratan bir basın açıklaması geldi. Dernek, olayların ardından televizyon kanallarının hedef gösterilmesini yanlış bir bakış açısı olarak nitelendirirken, denetimsiz sosyal medya platformları ve “zararlı içeriklere sahip dijital oyunların” daha fazla mercek altına alınması gerektiğini savundu.
Sosyal medya ve oyun platformlarının “neredeyse hiçbir denetim ve kural olmaksızın” faaliyet gösterdiği, reklamların bu mecralara kaymasının şiddet içerikli paylaşımları beslediği ve televizyonun istatistiklere göre Türkiye’nin “en güvenilir mecrası” olduğu ileri sürüldü. Açıklamada ayrıca televizyon kanallarının denetim mekanizmaları ve yayın ilkeleri doğrultusunda içerik ürettiği hatırlatılarak sektörün ülke ekonomisine katkısına dikkat çekildi.
Dijital Oyunları Şiddetle İlişkilendiren Açıklama
Açıklamanın en tartışmalı boyutu, dijital oyunları şiddetle ilişkilendiren bir çerçeve çiziliyor olması, ancak uzmanlar, bu tür olayların tek bir mecra ya da içerik türü üzerinden açıklanmasının bilimsel olarak desteklenmediğine dikkat çekiyor. Özellikle American Psychological Association ve Oxford Internet Institute gibi kurumların yayımladığı araştırmalar, video oyunları ile gerçek hayattaki şiddet davranışları arasında doğrudan bir nedensellik bağı kurulamadığını ortaya koyuyor.

Amerika Psikoloji Derneği’nin (APA) 2020 tarihli resmi açıklaması, video oyunlarının şiddet içermesinin gerçek hayattaki suç davranışlarına yol açtığına dair kanıt bulunmadığını açıkça ortaya koydu. Oxford İnternet Enstitüsü’nden Prof. Andrew Przybylski liderliğinde yürütülen ve Royal Society Open Science dergisinde yayımlanan kapsamlı araştırma da ergenlerde oyun oynama süresi ile saldırgan davranış arasında anlamlı bir ilişki saptayamadı.
Benzer şekilde JAMA ve Psychological Bulletin gibi hakemli dergilerde yayımlanan analizler; oyun oynama alışkanlıkları ile şiddet eğilimi arasındaki korelasyonun, araştırmalarda sıklıkla göz ardı edilen aile ortamı, akran ilişkileri, sosyoekonomik koşullar ve ruh sağlığı gibi değişkenler kontrol edildiğinde istatistiksel anlamlılığını yitirdiğini ortaya koyuyor. Pek çok araştırmacı, “video oyunları şiddete yöneltir” söyleminin, toplumsal sorunların basit bir günah keçisine indirgenmesinden ibaret olduğuna dikkat çekiyor.
Oyun Oynama ile Saldırganlık Arasında İlişki Yok

Öte yandan dijital platformların denetimi, içerik politikaları ve algoritmaların etkisi gibi başlıklar uzun süredir tartışma konusu. Uzmanlar, özellikle sosyal medya tarafında şeffaflık ve içerik yönetimi konularında düzenleme ihtiyacının arttığını kabul ederken, bu tartışmanın video oyunlarını doğrudan şiddetin kaynağı olarak göstermekle karıştırılmaması gerektiğini vurguluyor.
Gündemde dijital oyun platformlarına ve sosyal medyaya denetim ve kısıtlamalar getirecek bir kanun hazırlığı varken Televizyon Yayıncıları Derneği’nin okul saldırılarından video oyunlarını sorumlu tutan bir açıklama gelmesi oldukça manidar. Peki, siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce video oyunları ile okul saldırıları arasında bir ilişki kurulabilir mi? Soru, görüş ve önerilerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlere iletebilirsiniz.

