Daybreak Game Company tarafından ilk olarak 16 Şubat 2016’da tek başına piyasaya sürülen oyun, devasa çok oyunculu oyunların literatüründe oldukça yeni sayılan Battle Royale modunda oynayabileceğiniz müthiş bir eğlence sunuyor. Bugün de Battle Royale eğlencesini inceleme merceğimizin altına yerleştireceğiz.

H1Z1’in sadece uzun vadede hayatta kalmaya odaklanan bir Survival modu ve bir de bunun yanında sağ kalan son kişinin oyunu kazandığı King of the Kill modu vardı. Ardından bu iki mod ayrıldı ve ayrı ayrı oyunlar olarak piyasaya sürüldüler. H1Z1: King of the Kill’i tek başına satın aldığınız zaman hayatta kalma modunda oyunu oynama şansınız olmuyor.
Daybreak Games, oyunu ikiye bölme ve ayrı ayrı satma hamlesiyle çok fazla eleştirildi. Çünkü bunu yapmaya karar verdiklerinde oyun henüz test aşamasındaydı ve yazılımında pek çok hata barındırıyordu. Hataları düzeltip oyunu ücretsiz yapacağını söyleyen firma, hata düzeltmelerini bir kenara bırakıp oyunun fiyatını da ikiye katlayarak oyuncuları ters köşeye yatırmıştı.

Ancak tüm bu süreç, H1Z1’in popüleritesini korumasına hiç engel olmadı. Tabi bu kadar çok kullanıcı tarafında erken erişimde oynanmasının getirdiği dezavantajlar da yok değil. Geliştirici firma çok ama çok büyük eleştirilere maruz kalıyor. Bunun birinci sebebi bir türlü düzelmeye hatalar ve oyun içi fizik kurallarındaki anormallikler. İkinci büyük sebebi de oyunda beta aşamasında çok fazla hile yapan oyuncunun bulunması. Oyundaki hile engelleme sistemi de bu açıdan çok eleştirildi.
Bu kadar olumsuz eleştiriye rağmen, bu oyun hiç iyi bir şeyler sunuyor mu? Evet sunuyor, yüksek derecede heyecan, gerilim ve eğlence sunuyor. Anlatalım.

H1Z1’de müthiş komik kıyafetler ya da çok sıkı donanımlarla kuşanırsınız. Sırtınızda pembe bir sırt çantası ya da mor bir takım elbise olabilir. Önce az sonra savaşacağınız insanlarla birlikte helikoptere bineceğiniz yerde gözlerinizi açarsınız. Burada bol bol yazılım hatasıyla karşılaşmak mümkündür. Helikopterlerin pervanelerinde yürüyen insanlar ya da üst üste çıkarak küçük kuleler ulaştıran insanlar vardır.
Hep birlikte helikopterlere biner ve savaşacağınız alana doğru yola çıkarsınız. Oyunda çeşitli coğrafi özellikleri barındıran haritalar mevcut. Bu haritalardan birine paraşütle bırakıldıktan sonra yapacağınız ilk iş bir silah ve cephanelik bulmak olsun. Ardından araç arayışına da çıkabilirsiniz. Gittikçe daralan bir çemberde sağ kalacak son kişi siz olursanız bu oyunu kazanacaksınız.

Karşınıza gelen herkesi öldüreceksiniz ve ölmemeye çalışacaksınız. Ardından sağ kalan son yedi kişi olduğunda, haritada güvenli bir yer işaret edilir ve bir dakika içinde buraya gitmezseniz zehirli gaz tarafından öldürülebilirsiniz.
Oyun temelde bahsettiğimiz gibi bir yapıya sahip. Kullanabileceğiniz çeşitli araçlar var, polis arabası ya da ATV gibi. Tabanca, pompalı tüfek ve makineli tüfekle savaşabilirsiniz. Çok büyük bir silah çeşitliliği bulunmuyor. Dört tabanca, iki makineli tüfek, bir uzun menzilli dürbünlü tüfek bir de pompalı tüfek bulunuyor. Makinelilerin arasında efsane AK-47 de mevcut. Her silahın da kendine göre özellikleri var elbette. Pompalı tüfek ve dürbünlü tüfek 9 hasar değeri ile en tehlikeli iki silah diyebiliriz.

Turlar çok hızlı geçiyor. Arazide birbirini öldürmeye başlayan insanlar sayıyı henüz ilk dakikada yarı yarıya düşürebiliyor. Bu arada sağ kalırsanız şansınız daha yüksek olacaktır. Ardından daha temlikli ve kararlı ilerlemeniz gerekiyor.
Oyunun son sürümü çıktığı zaman buraları güncelleriz ama şimdilik söyleyebileceklerimiz, ortalama görüntü kalitesi ve bol yazılım hatasına rağmen ben bu oyunu oynamak o heyecanı yaşamak istiyorum diyenler oyunu satın alabilir. Her şeye rağmen insanın adrenalinini yükselttiğini söyleyelim. Son sürümü için gerçekten özverili bir çalışma gerçekleştirilirse ve sık sık gelen harita yenilikleri ve güncellemelerle oyun canlı tutulursa kendi yenilikçi türü içinde bir külte dönüşmesi gayet olası görünüyor. Biz de uzun yıllar boyunca oynanabilmesi için günümüzde yaşadığı sorunların giderilmesi gerektiğinizi düşünüyoruz.

