Artifact İncelemesi

Valve yıllar sonra yeni bir oyunla karşımızda.

Blizzard’ın Hearthstone ile yakaladığı muazzam başarı aslında uzun süre önce yapımcıların ilgisini çekti ve her yıl çok sayıda yeni kart oyunu çıkıyor. Fakat sizin de bildiğiniz üzere bir oyunun üzerinde Valve etiketi olduğu zaman işler değişiyor ve tabiri caizse çok fazla ‘hype’ yaratıyor. Artifact’ın çıkışı belki çok fazla ‘gürültülü’ olmadı fakat şu da bir gerçek ki, yüzbinlerce Valve ve kart oyunu hayranı bu yapımı bekliyordu. Artifact inceleme yazımızda da oyunun neler vadettiğini açıklayacağız.

Söz konusu Artifact olunca akla gelen ilk sıfat ‘derin’ oluyor. Magic The Gathering ve Android Netrunner tasarımcısı Richard Garfield’ın tasarımcı koltuğunda oturduğu yapım, Valve’in uzun süre sonra çıkardığı yeni oyun.

Artifact için Dota 2’nin masaüstü sürümü desek aslında yanılıyor olmayız. Dota temalı bu oyunun tahtası da tıpkı Dota 2’de olduğu gibi üç farklı koridora ayrılyıor ve her birinin kartlar ile kulede harcayacak kendi mana havuzu oluyor. Kuleler oyuncunun sağlık puanı anlamına gelirken, amacınız ise rakibin kulelerini yok ederek oyunu kazanmak.

Diğerleri gibi Artifact da masaüstünde oynanan bir kart oyunu. Buna rağmen canlı animasyonlar ve her kart oynadığınızda ortaya çıkan animasyonlar işi renklendiriyor. İki Imp desteleri koridorlar arasında taşırken, farklı durumlarda farklı tepkiler veriyorlar. Örneğin rakibin kulesi düştüğünde gülüyorlar. Oyunun basit ve kullanımı kolay bir kullanıcı arayüzü var. Menülerin arasında gezinmek zaman zaman biraz karışık gelse de, ekranda çok fazla bilgi verildiği için kısa sürede hakim oluyorsunuz.

Her bir destenin ortasında herolar (kahramanlar) yer alıyor. Eski Dotacıların tanıyacağı Axe ve Drow Ranger gibi heroların yanı sıra Sorla Khan gibi yeni yüzler de bulunuyor. Her oyun üç heroyla başlıyor ve her biri bir koridora atanıyor. Sonrasında ikinci ve üçücnü turlarda iki kahraman daha geliyor. Bunu da Texas hold’em poker mantığı gibi düşünebilirsiniz.

Her bir heronun kendi özel yeteneği ve öne çıkan kartı oluyor. Oyun ilerledikçe yaptıklarınızdan ötürü altın kazanıyorsunuz ve herolarınızı güçlendirebiliyorsunuz. Ayrıca bu herolar için ‘yarı kalıcı’ da diyebiliriz çünkü ölebiliyorlar fakat bir tur sonra tekrar canlanıyorlar. Sonrasında onları eski koridorlarına ya da yeni bir koridora yerleştirebiliyorsunuz.

Herolar aynı zamanda hangi kartları, nerede ve ne zaman oynayacağınızı da belirliyor. Bu noktada da renkleri kıstas alınıyor. Kartlar toplamda dört farklı renkle sunuluyor: kırmızı, mavi, siyah ya da yeşil. Bu noktada Magic: The Gathering’i oynamış olanlar yabancılık çekmeyecektir. Her bir renkte kartların hangi alanda kullanılacağını temsil ediyor. Mavi kartlar büyü gücü sağlıyor ve kartları kilitliyor. Yeşil olanlar manayı artırıyor ve ünitelerin güçlerini geliştiriyor. Siyah kartlar çok fazla hasar verirken, kırmızılar ise düellolarda bir ebir. Her birinin farklı kimlikleri yer alırken, mavi-yeşil ağırlıklı bir deste oyunu kontrol etmede işe yarıyor. Kırmızı-yeşil kartlar ise doğrudan saldırmaya yönelik işlev görüyor.

Bir kartı sadece aynı renkteki hero hayattayken koridorda oynayabiliyorsunuz. Dolayısıyla karakterlerin yerleşimi Artifact’te epey önemli. Koridor atamaları oldukça önem teşkil ederken, sizi zekice kararlar vermeye yöneltiyor.

Artifact’in öğrenme evresi başlangıçta zor gelebilir. Buna rağmen oyun içi tutorial – eğtim bölümü şaşırtıcı şekilde faydalı. Size iki oyun oynatıyor ve bunlarda farklı destelerle, farklı stratejiler sunarak rehberlik ediyor. Böylece temel mekanikleri öğreniyor ve nasıl bir deste kuracağınız konusunda fikir sahibi olmanızı sağlıyor. Artifact’ın şu anda yer alan temel kart setlerinde dahi deste inşası epey olasılığa imkan tanıyor. Kart açıklamalarını anlaması ise genellikle oldukça kolay.

MOBA türü olarak Dota 2 hali hazırda zaten esnek bir oyundu ve Artifact için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Her maç geri dönebileceği gibi, en ufak hamleler dahi kar topu etkisi yaratarak sizi ya da rakibinizi galibiyette avantajlı hale getirebiliyor. Bu yüzden çoğu zaman kesin olarak kazanacağınıza emin olamıyorsunuz.

Artifact’ın draft modları dikkat çekerken, muhtemelen oyunun kart ekonomisinden ötürü en popüler kısmı olacak. Oyundaki kart paketleri tahmin edeceğiniz ya da bildiğiniz üzere gerçek parayla da satın alınabiliyor. Aynı zamanda tekli kartları Steam Pazar Alanı üzerinden satabiliyor ya da satın alabiliyorsunuz. Maalesef oyun ücretsiz kartlar vermiyor ya da düzenli olarak oyun içi para kazanamıyorsunuz. Draft modunu ücretsiz olarak oynama şansınız var fakat Artifact’te aşırı iyi olmadıkça fazlasını elde etme şansınız bir hayli düşük. Muhtemelen kişisel koleksiyonunuzu çoğaltmak için daha çok para harcamanız gerekecek.

Açıkçası oyunun hem en sevilen, hem de en rahatsız eden kısmı burası olabilir. Birçok kişi zaten 100 TL üstünde satılan bir oyuna ekstra para ödemek istemeyecektir. Diğerleri ise CS: GO benzeri bu eşya alış-satış işinden memnun olacaktır. Fakat sonuç olarak Artifact de Hearthstone ya da Magic gibi oyunlara benzer şekilde satın aldıktan sonra da ‘yatırım’ isteyecek bir yapım.

Artifact inceleme yazımızda sona gelirken, oyunun tam anlamıyla derin, yenilikçi ve kompleks olduğunu söyleyelim. Valve’in yeni kart oyunu türü sevenler, oyunlara harcayacak vakit ve parası olanlar için ideal bir oyun. Fakat bu oyun içi ekonomi sizi korkutuyorsa, daha fazla kart için daha fazla para harcamak istemezseniz muhtemelen Artifact ilginizi çekmeyecektir.

Artıları:

  • DOTA 2 teması

  • Farklı kart oyunu mekanikleri

  • Derin ve özgün yapısı

Eksileri:

  • Çok fazla oyun içi ödeme istemesi

  • Zor öğrenme aşaması

Cevap Yazın

E-posta adresin yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>