Geçtiğimiz gün Kapalı Beta’ya giren ve son derece başarılı bir şekilde geçen kapalı beta sonucunda bilgilerini toplayıp son çıkışını yapmak için içine gömüldü. Öncelikle, bu incelemeyi oyun çıktıktan sonra okursanız ki bu tarih 14 Şubat 2017’den sonra oluyor. Oyunun final sürümünün de incelemesini yapacağım. Eğer, oyun henüz çıkmadıysa, Kapalı Beta’da gördüğümüz kadarıyla oyundan bahsedeceğim.

Son Derece Başarılı Grafikler
Öncelikle, oyunun grafikleri gerçekten muazzam. Bu konuda hiç bir sıkıntı yok. Kapalı betada olduğu için bazı hatalar bulunuyor elbet. Özellikle, benim de çok sinir olduğum kolların, ayakların nesnelerin içine geçmesi gibi sorunları çok fazla görmem birazcık sinirimi bozdu. Ancak, dediğim gibi bu güncellemeler kapalı betadan sonra nasıl olur görmek lazım. Bunun dışında incelediğim kadarıyla, haritalar bol detaylı haritalar. Ancak çok fazla detayı olmasına rağmen eksik yanları gözüme çok küçük gözükmeleri. Evet, gerçekten muazzam görüntüleri var ancak, en azından Multiplayer’da harita erişimimiz çok az. Hikaye modunda nasıl olur tam olarak bilemiyoruz. Açık dünya olmasa dahi, ona yakın atmosferleri seviyorum sanırım. Örneğin, The Witcher 3 gibi bir oyunun bir daha uzun süre gelmeyeceğini düşünüyorum. Ubisoft, başarılı bir iş ortaya koymuş, özellikle Multiplayer anlamda çok güzel bir iş ortaya koymuş ancak benim gibi hikayeyi seven oyuncular için bu harita boyutları çok küçük.
Gelelim, karakter görüntülerine. Karakterimiz gerçekte çok zarif. Daha doğrusu karakterlerimiz. Oyunda 3 fraksiyondan birini seçip savaşacağız. Hikayenin nasıl şekilleneceğini açıkçası merak ediyorum. Her fraksiyonun kedi içerisinde hikayesi olacak mı, hikayenin büyüklüğü ne kadar olacak. Bunlar, kafamı kurcalayan sorular.

Fraksiyonlar
Oyunda, Viking, Samuray ve Şövalye olarak üç fraksiyondan birisini seçip savaşacağız. Oyunun Multiplayer kısmında her maç başka karakteri alabiliyoruz. Ancak yine de ben gerek karakter modelleme olsun, gerek oynanış olsun Vikinglere hayranlık duyduğum için Vikinglerle yoluma devam ettim.

Oyun Modları
Oyunda 3 farklı mod var. 1v1, 2v2 ve 4v4 modu. 1v1 ve 2v2 modları normal bildiğiniz düellolar. 4v4 modunda ise, işin içine baskın giriyor. Oyunda piyon şeklinde son derece kolay ölen askerler var. Tabi, bunlar ortalığı karıştırırken, karşıda 4 düşman bulunuyor. Bu modda, oyuncu öldürmekten ziyade görevleri yerine getirmeniz isteniyor. 3 tane nokta var. O noktalara sahip olmaya çalışıyoruz. Ne kadar çok noktaya sahip olursak o kadar çok puan artıyor. 3 noktaya da sahip olduğunuz zaman karşı takım öldüğünde yeniden doğacak bir alan bulamadığı için, 3 alanda sizdeyken, bütün rakipleri öldürürseniz oyun erken bitiyor.
Özellikle, eski çağlarda dere beyliklerin savaşı gibi maçlara sahne olan oyunda 2 harita test edebildim. Oyun çıktığında daha fazla harita olacaktır eminim.

Oynanış
Oyunun oynanış mekaniklerine bakacak olursak, böylesine kılıç, dövüş kalkan oyununda kontrollerin zor olacağını düşünmüştüm. Ancak kontroller düşündüğümden çok daha kolay çıkmayı başardı. Bu da beni mutlu etti açıkçası. Oyunda rakibe odaklanabiliyorsunuz. Bunu yaptığınız zaman, kontroller çok daha kolay olabilir. Özellikle savunma konusunda rakibe odaklanmak çok önemlidir. Özellikle fare hareketlerine göre kılıcınızı kontrol etmek oyunda önemli olanın refleks olduğunu çok iyi bir şekilde yansıtıyor.

Özet
Toparlayacak olursam, oyun grafik olarak çığır açmış durumda. Özellikle kaplamalar olarak çok gelişmiş grafikler sunuyor. Ubisoft, şu anda bariz bir şekilde belli oluyor ki, hala daha Watch Dogs fiyaskosunu unutturmaya çalışıyor. Videolarda gösterdiği her şeyi hatta daha bile fazlasını yaptığını gözlemlediğimiz Ubisoft, bu sayede oyuncuların beğenisini kazandı. Oynanış olarak başta çok güzel gözüküyor. Bu konuda Ubisoft ne yapabilir bilmiyorum ama oyun beni uzun vadede çok sıktı. Uzun vadeden kastım 1 – 2 saatlik bir süreçten bahsediyorum. 1 – 2 saatten sonra oyun sıkıyor. Hikaye modunu bekliyorum açıkçası. Hikaye modundan sonra görüşmek üzere.
Yayınlanmasının Ardından
Yayınlanmasının ardından oyuna hikaye modu eklenmiş oldu. Hikaye modundan şövalye, Samuray ve Viking görevleri yerine getiriliyor. Oynadığınız ırkın senaryosunu tamamlayınca sıradaki ırkın karakterini yönetiyor ve kendi içinde devamlılık sağlayan hikaye örgüsünü oynamaya bu ırkın öyküsü üzerinden devam ediyorsunuz. Böylece oyun sürükleyicilik kazanmaya başlıyor.
Çok oyunculu 3 mod daha bulunuyor. Duel & Brawl, Deathmatch ve Dominion isimli bu modlarda saatler günleri, günler geceleri kovalayabiliyor. Çoklu oyuncu modları sezon mekaniklerini de içeriyor. Irkınızı seçmenizin hemen ardından dünya çapında süren mücadelelere katılabiliyorsunuz.
Çoklu oyuncu modunda her üç ırk için 4 farklı karakter seçilebiliyor. Bunlar kendi sınıfları içinde artılar ve eksiler barındırıyorlar. Karakterlerin dış görünüşlerini detaylı olarak seçme şansınız da bulunuyor.
Hikaye modu ve çok oyunculu modları oyuncuyu gerçekten kendi evreni ile sarıp sarmalayabiliyor. Ancak bu yorumların yanında senaryo modunun zayıf kaldığını ve çok oyunculu moda oyuncuyu hazırlamak için ortalama ölçülerde tutulduğunu söyleyen yorumlar da var. Yine de For Honor’ın çıktığı günden bugüne her mecrada ismini duyurması ve müthiş satış rakamları elde etmesi boşuna değil gibi görünüyor.

