Oyun dünyasında sevgili durumları düşünüldüğünden de kötü bir durumdadır. Neden derseniz hemen söyleyelim. Oyuncuların %50lik kısmı oyun oynarken gerçek hayattan öyle bir koparlar ki tekrar toplayabilene aşk olsun.
FPS oyuncularının Dramı
Oyuna girip kendilerini dünyanın en iyi keskin nişancısı ilan ettikleri o an vardır ya hani! İşte o anda bir anda telefonlarına mesaj, çağrı vb bir çok uyarı gelmesine rağmen onlar bununla pek ilgilenmezler. Ellerindeki devasa silahları ile dünyayı kurtarırcasına savaşırken bir anda sevgiliden gelen mesaj o heyecanı sona erdirmek için pek işe yarayabilen bir şey değildir. Oyun biter ve mesajlara cevap verilir ama artık çok geçtir. Daha önce hiç görülmemiş bir fırtına, hakaret yağmuru ve bunun gibi bir çok ilginç tepkiyle karşılaşan FPS oyuncusunun dramı Yalçın abinin programında dahi görülmemiştir. Oyundaydım diyebilme hakkına bile sahip olmayan bu oyuncumuz ne yapacağını bilemeden kaderine razı olmak zorundadır. Ya oyun ya benle devam eden cümleler karşısında tabi ki oyun diyemeyecek olan oyunca o anı geçiştirmeye çalışır. Fakat asıl gerçek oyun beni hiç bırakmaz ama sen bırakabilirsin düşüncesidir.

RPG oyuncularının Dramı
Başka birinin hayal dünyasında kaybolmaya hazırlanan RPG oyuncusu, hızla seviye atlamanın planlarını kurar ve oyuna girer. Bilgisayar dışında her türlü elektronik cihazı kendi çekim alanı dışında bırakan oyuncu biraz sonra başına geleceklerden habersizdir. Hele ki bir de kadın karakterle oynuyorsa vay onun haline. Kapı çalar ve içeri zorla bulduğu sevgili bilgisayara doğru yaklaşmaya başlar ki ne görsün! Hem o oyunda yer alan karakterin kendinden daha güzel olması hem de sevgilisinin sabah akşam bu oyunun başından kalkmamasının sebebini bu hatun olarak düşünmesiyle gelecek yıkım bizim görmek istemeyeceğimiz bir sahnedir. Çabuk bu oyunu bilgisayarından siliyorsunla başlayıp, kafasına gözüne mouse ve klavye fırlatmakla devam edecek olan oyuncunun dramı hiç birimizin istemeyeceği bir durumdur.

Moba oyuncularının Dramı
Moba oyuncularının dramını en iyi anlatacak olan Editör arkadaşım Samet, bu konuda oldukça deneyimli olduğu için, bu bölümü ona bırakarak yaşadıklarına yorum yapmakla yetineceğim.


