Korku oyunları söz konusu olduğunda atmosfer yaratmak çoğu zaman jumpscare atmaktan çok daha değerlidir. Unholy tam olarak bu noktada dikkat çekmeye çalışan bir yapım. Duality Games tarafından geliştirilen ve 505 Pulse etiketiyle yayımlanan oyun, ilk olarak 20 Temmuz 2023’te PC için çıkış yaptı; daha sonra PS5 ve Xbox Series X|S sürümlerine de geldi. Oyunun temel vaadi ise oldukça net: iki paralel dünya arasında gidip gelen psikolojik bir korku deneyimi.
Peki bu vaat ne kadar başarılı? İşte asıl soru burada başlıyor. Unholy’de Anna isimli bir annenin hikâyesine tanıklık ediyoruz. Oğlu Gabriel gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor ve bu kayboluş, sıradan bir aile dramından çok daha büyük bir karanlığın kapısını aralıyor.
Oyunun en güçlü taraflarından biri de burada yatıyor. Hikâye klasik “çocuğunu kurtarmaya çalışan anne” anlatısını kullanıyor olabilir, ancak bunu post-Sovyet bir kasabanın soğuk, gri ve boğucu atmosferiyle birleştirmesi ciddi bir fark yaratıyor. Gerçek dünya ile grotesk ve rahatsız edici “Unholy” evreni arasındaki geçişler, oyunun anlatım gücünü artırıyor.
Bu ikinci dünya; maskelerle yaşayan insanlar, acımasız rahip sınıfı ve sürekli sizi izliyormuş hissi veren tasarımıyla gerçekten rahatsız edici. Özellikle sanat tasarımı konusunda oyun oldukça başarılı. Tomasz Strzałkowski’nin karanlık sanat anlayışı burada net şekilde hissediliyor.
Açık konuşmak gerekirse Unholy’nin en iyi yaptığı şey oynanış değil, atmosfer. Brutalist mimariyle örülü gri şehirler, kirli apartman koridorları, sessizliğin bile tehdit gibi hissettirdiği alanlar ve grotesk yaratık tasarımları gerçekten akılda kalıcı. Oyunun görsel dili, “rahatsız edici” olmayı başarıyor ve bunu ucuz korku numaralarıyla değil, sanat yönetimiyle yapıyor.
Ses tasarımı da bu yapıyı destekliyor. Arka plandaki düşük frekanslı uğultular, yankılı mekan sesleri ve müzik kullanımı başarılı. Oyunun sizi korkutmasından çok huzursuz etmesi hedeflenmiş ve bu hedef büyük ölçüde tutturulmuş. Bu açıdan bakıldığında Unholy, bir “oyun”dan çok zaman zaman interaktif bir kabus gibi hissettirebiliyor. Sorunlar ise tam burada başlıyor.
Unholy; keşif, bulmaca çözme, gizlilik ve hafif çatışma mekaniklerini bir araya getirmeye çalışıyor. Kâğıt üstünde kulağa iyi geliyor. Pratikte ise bu sistemler yeterince derin değil. Bulmacalar çoğunlukla ortalama seviyede. Ne çok zor ne de özellikle yaratıcı. Oyuncuyu zekice düşünmeye zorlayan anlar var ama genel yapı tekrar hissi yaratıyor.
Stealth tarafı ise daha problemli. Düşman yapay zekâsı bazen anlamsız davranıyor, bazen de gereksiz agresifleşiyor. Bu da korku hissinden çok frustrasyon yaratıyor. Oyunun dikkat çeken mekaniklerinden biri “duygularla çalışan silah sistemi.” Öfke, korku, arzu ve hüzün gibi duygular farklı etkileşimler sağlıyor; çevreyi değiştirmek, dikkat dağıtmak veya düşmanlara karşı avantaj yaratmak gibi. Fikir oldukça özgün olsa da kullanım tarafı beklenen kadar derin hissettirmiyor. Sistem zaman zaman potansiyelinin altında kalıyor.
Maskeler sistemi de benzer şekilde ilgi çekici ama yeterince güçlü işlenememiş bir başka fikir. Unholy’nin bir diğer sorunu tempo. Oyun bazı bölümlerde sizi içine çekiyor, bazı bölümlerde ise gereksiz şekilde yavaşlıyor. Özellikle orta bölümde anlatının ritmi düşüyor ve oyuncunun motivasyonu zayıflayabiliyor.
Korku oyunlarında tempo çok kritik bir unsur. Çünkü oyuncu korkudan değil, sıkılmaktan koparsa geri dönüş zor oluyor. Unholy zaman zaman tam da bunu yaşıyor. Yaklaşık 5-7 saatlik bir deneyim sunmasına rağmen bazı bölümler olması gerekenden uzun hissettiriyor.
Grafiksel anlamda güçlü görünse de teknik tarafta tamamen kusursuz değil. Özellikle animasyon geçişleri, karakter yüz ifadeleri ve bazı etkileşim anlarında AA kalitesinin altında hissettiren noktalar mevcut. Optimizasyon tarafı platforma göre değişiklik gösterse de genel anlamda “iyi ama pürüzsüz değil” seviyesinde. Bu da oyunun genel hissini etkiliyor çünkü atmosfer odaklı yapımlarda teknik aksaklıklar immersion’ı hızlı şekilde bozabiliyor.
Unholy kesinlikle kötü bir oyun değil. Hatta atmosfer ve görsel tasarım tarafında son yılların en ilginç bağımsız korku oyunlarından biri olduğunu söylemek mümkün, ancak güçlü sanat yönetimi, zayıf oynanış problemlerini tamamen örtemiyor. Oyunun dünyasını merak ediyorsunuz, ama o dünyayı oynarken aynı heyecanı her zaman hissedemiyorsunuz. İşte Unholy’nin temel problemi tam olarak bu.
Eğer psikolojik korku, grotesk sanat tasarımı ve hikâye odaklı deneyimler hoşunuza gidiyorsa Unholy’ye şans verilebilir. Ancak saf oynanış kalitesi arıyorsanız beklentiyi biraz düşürmek gerekiyor. Bu oyun sizi korkutmaktan çok rahatsız etmeyi hedefliyor. Bunu da büyük ölçüde başarıyor. Keşke geri kalan sistemler de aynı seviyede olsaydı demeden geçemiyor insan.