The Quiet Man İncelemesi

The Quiet Man birçok şey deniyor fakat hiç birinde başarılı olamıyor.

The Quiet Man’in ilk duyurulduğu tarihi hatırlıyorum da, oldukça garip ve ilgi çekici duruyordu. Nihayet oyun bugün hem PC, hem de PlayStation 4 için çıkış yaptı fakat bekleneni verebildi mi?

Son beş yıl içindeki favori gerilim filmlerim arasında sağır bir yazarın hikayesini anlatan Hush yer alıyor. Modern, sessizlik odaklı filmler aslında benzersiz değil. A Quiet Place bu konsepti deneysel olarak kullanmıştı. The Artist’te ise tamamen buna odaklanıyordu. The Quiet Man ise video oyunlarıyla sinemayı bir araya getiriyor. Yani The Quiet Man’i hem oyun, hem film gibi düşünebilirsiniz.

Yapımcı firma Human Head’in The Quiet Man’i yaparken amaçları belliydi: yüksek prodüksiyonlu film görüntüleri, gerçekçi CG ve sürükleyici aksiyon oynanış mekanikleri. Maalesef bunların hiçbirinde başarılı değil!

The Quiet Man’de ana karakterimiz Dane sağır birisi ve oyun boyunca bol aksiyona giriyor fakat düşmanlarının hiçbiri gerçek bir mücadele sunamıyor. Dövüş sisteminin tamamı akıcı olmaktan uzak ve oyun motoru yeteri kadar performans vermiyor. Sonucunda ise genellikle bir düşmanı köşeye sıkıştırıyor, sonrasında ard arda yumruklar atarak işlerini bitiriyorsunuz. Bu durum defalarca tekrar edince de sıkıcılaşması kaçınılmaz oluyor. Ağır çekim bitirme hareketleriyle daha sinematik bir görsellik yakalanmak istenmiş fakat bu da yeterli değil. Normal dövüşlerin aksine boss savaşları biraz daha fazla yetenek gerektiriyor. Bu esnada saldırıdan kaçınma tuşu en büyük dostunuz oluyor.

Hikaye gerçekten tatmin edici değil. Dane’in çocukluğuna dönüp karakterler arası ilişkiyi gördüğümüz sahneler var. Fakat o kadar çok çelişki bulunuyor ki, bunlar sorulara yanıt vermekten çok daha fazla soruya yol açıyorlar. Oysa ki böylesine sinematik bir oyundan daha iyi senaryo beklerdim. Üstelik şu anda sonu da belli değil ve yakında bir DLC ile ayrı sunulacak. Neyse ki bunun için ücret istenmeyecek.

Oyun içi ve sinematik sahneler arasındaki geçişler ise fazlasıyla ‘ucuz’ hissettiriyor. Videolar kötü diyemem çünkü yüksek kaliteli kameralarla çekimler yapılmış. Fakat bu interaktif sahnelerin çok daha fazla göze batmasına yol açıyor. Sunum kalitesinde gerçekten problemler var. Örneğin arkaplanı ve temayı inanılmaz derecede rahatsız edici kılan bir efekt bulunuyor. Kimi zaman karakter yüzleri o kişiden çok daha farklı duruyor. Elbette bu oyundan üst düzey grafikler beklemiyorduk fakat The Quiet Man en fazla PlayStation 3 kalitesinde.

Başta da söylediğim gibi The Quiet Man’i yaparken yapımcının aslında pek çok hedefi vardı. Ne yazık ki bunların hiçbirisinde başarılı olamıyor. Teknik olarak başarılı olmadığı gibi, ne dişe dokunur bir senaryo sunuyor, ne de eğlenceli bir oynanış vadediyor.

The Quiet Man, sessiz bir dünyada geçiyor ama oyunda ses kullanılsaydı da bir şeyin değişeceğini zannetmezdim. Belki fikir olarak iyi duruyor fakat pratikte hiç de öyle değil. Gerçek video görüntüleriyle interaktif dövüşlerin birleşimi beklediğimiz sonucu veremiyor. Steam’de 49,00 TL fiyat etiketiyle satılıyor fakat bunu dahi hak ettiğini düşünmüyorum.

Artıları:

  • Deneysel bir fikir

Eksileri:

  • Kötü grafikler

  • Zayıf oynanış mekanikleri

  • Vasat senaryo

Cevap Yazın

E-posta adresin yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>