The Blackout Club İncelemesi

Stranger Things'i andıran multiplayer korku oyunu The Blackout Club neler vadediyor?

İlginç bir şekilde daha önceBioShock oyunlarında çalışmış, bir şekilde projeye dahil olmuş pek çok kişi kendisini deneysel bir bağımsız oyun yaparken buluyor. Jordan Thomas tarafından kurulan Question Games de aslında bunun bir örneği. Thomas, orijinal BioShock’un tasarımcısı, BioShock 2’nin yapım yönetmeni ve BioShock Infinite’in de senaristi. 2015 yılında yaptığı son oyunu The Magic Circle ise büyük beğeni toplamıştı.

Question Games’in yeni projesi ise The Blackout Club olarak karşımıza çıkıyor. 2 seneyi aşkın bir süredir Unreal Engine ileg eliştirilen yapım, bir süredir benim de radarımdaydı. Co-op bir korku oyunu olan The Blackout Club’ı 4 kişiye kadar beraber oynamak mümkün. Aynı zamanda co-op bir oyunda korku temasını kullanmak da epey cesur bir karar.

The Blackout Club’da dört oyuncu garip olayları araştırmak, aşırı güç gerektiren tehditlerden kaçmak ve çocukların geceleri neden bilinçsiz duruma düştüklerini araştırmak için birlikte çalışıyorlar. Üstelik bu çocuklar ertesi gün uyandıklarında ne olduklarına dair hiçbir şey de hatırlamıyorlar. The Blackout Club’da oynanış ise rastgele üretilen elementlerle sağlanıyor. Örneğin ganimet yerleri, görevler ve rakiplerle karşılaşma gibi durumlar her seferinde farklı oluyor.

Rastgele oluşan bölümler The Blackout Club’a çeşitlilik kazandıran bir unsur olurken, oyunun hikayesinin de fazlasıyla meşhur Netflix dizisi Stranger Things’i anımsattığını fark edeceksinizdir. Oyunda amacınız gece boyunca hayatta kalmak oluyor ve başarılı olduktan sonra tekrar ekibinizle bir araya geliyor, bir gece daha araştırmaya çıkıyorsunuz.

The Blackout Club üzerindeki çalışma 2016 yılında, Question Games’in ilk oyunu The Magic Circle çıktıktan sonra başladı. Aslında bu da oyundaki Stranger Things esintilerini açıklıyor. The Blackout Club’da da çocuk karakterler yer alıyor. Bu yüzden de doğrudan girilen dövüşler yerine asimetrik taktikler ve zekanızı kullanmak zorunda kalıyorsunuz.

Her ne kadar The Blackout Club’ı tek başınıza oynamak mümkün olsa da, asıl tavsiyemiz online co-op deneyimi tatmak olacaktır. Anlaşabildiğiniz arkadaşlarınızla oynamak kesinlikle daha keyif verici. Aynı zamanda belli bölgelerde co-op oynamak büyük kolaylık sağlıyor ve daha az zorlanıyorsunuz.

The Blackout Club’da dikkatinizi çeken bir mekanizma daha var. Oyuncular şehirdeki görevleri yerine getirip tamamladıklarında, kaçınılmaz olarak kilitleri açmak, kapıları tekmelemek ve hatta birine arkadan saldırmak gibi eylemler içine giriyorlar. Bu eylemler oyundaki suçluluk puanını yükseltiyor. Yani gece göreve çıkmak ek tecrübe puanı sağlayabiliyor fakat aynı zamanda oyunun kötü kahramanının da daha kolay ortaya çıkmasına yol açıyor. Hatta en kötü davranışlara sahip çocuğun peşinden gidiyor.

Tüm bunlar eğlenceli dursa da, The Blackout Club senaryo yönünden geliştirilmeyecek oyun. Bir dizi çizgisel görev yer alıyor ve bunlar da zaten her şeyi açıklıyor. Yapımcı firma da asıl amaçlarının gizem yaratmak olduğunu, oyunu çeşitlendirecek olanların The Blackout Club topluluğu olduğunu ifade ediyor. Yani iddialı bir hikaye iddiaları yok.

Eksiklerine rağmen The Blackout Club, küçük bir ekip tarafından yapılmış fakat gerçekten kaliteli bir co-op korku oyunu. Her gece yeni bir macera vadederken, zengin bir şekilde simüle edilmiş dünyasıyla farklı oynanışlar sunuyor. Karakter gelişim ve özelleştirme seçenekleri de oyuna zenginlik katarken, uygun fiyatıyla kaçırmamanız gereken yapımlar arasında yer alıyor.

Artıları:

  • Başarılı co-op mekanikleri
  • Yenilikçi oyun tasarımı
  • Uzun oynanış süresi

Eksileri:

  • Vasat hikaye

Cevap Yazın

E-posta adresin yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>