İnceleme

23 Martta piyasaya sürülen PlayerUnknown’s Battlegrounds, yayınlanmasıyla birlikte oyun severleri ve bizleri ziyadesiyle heyecanlandırmıştı. Henüz erken erişimde olan oyun daha ilk haftasında tamı tamına 11 milyon dolarlık bir hasılata ulaşmış ve büyük ses getirmişti. Hasılattan da anlaşılacağı gibi oyunun Battle Royale moduna sahip olması oyun severler tarafından ilgiyle karşılanmış ve keyifle oynanmaya başlamıştı.

İnceleme yazıma geçmeden önce sizlere Brendan Greene’den bahsetmek istiyorum. H1Z1 : King of the Kill, Arma serisi gibi oyunların yapımcısı olan Brendan Greene aslında Playerunknown takma adıyla tanınıyor. PUBG’de de bizlere diğer oyunlardan izler taşıyan Playerunknown, bunu bizlere hissettirmekte de oldukça başarılı. Battle Royale oyun türünün yaratıcısı olarak karşımıza çıkan Playerunknown yani Brendan Greene, şu sıralar yeni oyunu ile tüm dünyada popüler bir hale geldi.

İnceleme yazıma oyunun arayüzünden bahsederek başlamak istiyorum. Oldukça sade ve bir o kadarda kullanışlı bir arayüze sahip olan oyunda her şey yerli yerinde gözüküyor. Yazımın başlarında da dediğim gibi oyun H1Z1’den de izler taşıyor. Ancak benim dikkatimi çeken ise H1Z1’e girerken birkaç yere tıklıyor ve oyuna öyle giriş yapabiliyorduk. PlayerUnknown’s Battlegrounds’da ise sadece tek bir tıklama ile oyuna girebiliyoruz. Yayınlanmasından sonra çeşitli güncellemeler ile sürekli gündeme gelen oyunda şu sıralar birkaç optimizasyon sorunuyla karşılaşılsa da oyunun erken erişimde olduğunu unutmamak lazım. H1Z1 ile kıyaslanamayacak kadar iyi bir oyun olan PUBG, ortalama özelliklere sahip olan bir bilgisayarda oynandığı zaman performans açısından pek yeterli görünmüyor. Hatta ortalama özelliklere sahip bir bilgisayarda oynandığı zaman yer yer donmalar da meydana geliyor. Oyun high grafik ayarlarında kusursuz görünüyor. Ancak benim dikkatimi bu noktada bir şey çekiyor. Oyunu high grafik ayarlarında oynarken fps değerinin sabit kalmamasıydı. Tabii gelen güncellemeler ile grafiklerde ve fps değerlerinde çeşitli düzeltmelerde yapıldı. Oyunun yayınlandığı ilk haftalar da 45 bin civarı anlık oyuncu bulunurken, günümüzde 2 milyonu aşkın anlık çevrimiçi oyuncu sayısı bulunuyor. Hatta sunucular defalarca kez yetersiz kalmış ve oyunun geliştiricisi BlueHole defalarca sunucularda genişlemeye gitmişti. Şuan için oyunda tek bir harita bulunuyor. Oyun 100 kişiyle oynandığı için haritada adam bulamıyorum demeniz mümkün değil.

Oyunun başlangıcı özellikle diğer oyunlara göre oldukça farklı bir yapıyla karşımıza çıkıyor. Oyun başlangıcında bütün oyuncular uçak ile oyun alanına giriyor ve daha sonra belirli bir noktada uçaktan atladıktan sonra haritada ki yerlerini almış oluyorlar. Oyundaki bug’dan bahsetmek istiyorum. Oyunda azda olsa bug var. Gelen güncellemelere ve yeniliklere rağmen oyun içerisinde ki bug bir türlü tamamen ortadan kaldırılabilmiş değil. Bug oynayışı pek etkilemese de performans açısından akıllarda bazı soru işaretleri bırakıyor. Oyun içerisinde ki silahlardan söz edecek olursak, oldukça etkileyici ve oyuncuya keyif veren silahlar var. Gelen güncellemeler ile silah çeşitliliği de bir yandan arttırılmaya devam ediyor. Oyuncular dilerlerse silahlara dürbün, susturucu gibi aparatlar takabiliyor ve kişiselleştirebiliyorlar. Oynanış ile ilgili olarak Arma 3 ve H1Z1 tarzı olmuş demek pekte yanlış olmaz aslında. Oyunda ki vuruş hissi, çatışmalar Arma 3’ü bizlere hatırlatsa da Battle Royale tarzıyla H1Z1’e de kayıyor gibi görünüyor. Yani kısaca Brendan Greene Arma 3 ve H1Z1’deki tecrübelerini birleştirerek ortaya PlayerUnknown’s Battlegrounds’u sunmuş gibi görünüyor.

Ortalama bir internete sahipseniz oyunda drop ya da lag gibi sorunlarla karşılaşmazsınız. Oyunda sevdiğim özellikler arasında yüzebilme durumumuzun bulunması oluyor. Tabii bunu bazı oyuncular işkence olarak da yorumlayabiliyor. Oyun içerisinde yüzebildiğimiz gibi çeşitli sürat tekneleri ile deniz üzerinde yol kat edebiliyoruz. Oyunun bu özelliği H1Z1’de mevcut değildi. Oyunda eşyaları ve nesneleri yerden toplarken, silah değiştirirken, şarjör değiştirirken oldukça gerçek bir yapı karşımıza çıkıyor. Yani silahı yere eğilerek alıyor, şarjör değiştirirken cebinden çıkarıyor. Eğer çatışma anında bu gerçekçilik sizi öldürdüğünüz kişinin çantasını yağmalarken yakalarsa büyük ihtimalle sonunuz ölümle noktalanıyor. Oyuncuların çantalarında ki nesneleri toplayarak yaralarınızı sarabilir ve diğer ihtiyaçlarınızı da karşılayabilirsiniz. Oyunun senaryosu gereği sona kalan oyunu kazanmış oluyor. Dediğim gibi oyunda 100 kişi bulunuyor. Yani haritaya indikten sonra hızlı bir şekilde silah bulmalı ve nesneleri toplamalıyız. Aksi takdirde oyunculardan birisi fırsatı değerlendirip cezamızı kesebilir. Son derece hızlı ilerleyen oyunda biran önce silahları bulmalı ve pusu kurmalısınız. Pusu kurduğumuzda hayatta kalma şansımızda artmış oluyor. Ancak pusu kurmanın da belirli dezavantajları bulunuyor. Oyun içerisinde daha az çatışmaya girer ya da çatışmaların dışında kalırsanız oyunun sonunda ki ödüllerden ve çok değerli olan hasar puanlarını kazanma şansınızı da kaybetmiş oluyorsunuz. Haritaya indiğinizde çevrenizde ki oyuncular sizden önce silahları bulur ise kısa sürede işinizi bitiriyorlar. Oyunun güzel yanlarından bir tanesi de spawn bulunmaması. Yani savaşa girdiniz ve çok kısa bir sürede öldünüz. Diğer 99 oyuncuyu beklemeden oyundan ayrılabiliyor ve farklı bir savaşa katılabiliyorsunuz.

Sonuç

Oyun orta derecede özelliklere sahip bilgisayarlarda kasma ya da donma gibi sorunlarla gündeme gelse de bence oynanması gereken bir oyun. Henüz erken erişimdeyken 22 milyon satış rakamlarını deviren oyunun başarısı sorgulanamayacak derecede açıkça gözler önüne serildi. Oyun çeşitli eksikliklere sahip olsa da günümüzün en çok oynanan oyunları arasında gösteriliyor. Oyun yayınlanmasından bu yana sayısız güncelleme ile defalarca kez kendinden söz ettirdi. Oyuna gelen güncellemeler beraberinde çeşitli yenilikleri getirirken hatalarında ortadan kaldırılmasını sağladı. Eğer gerçekçi bir savaş oyunu oynamak istiyorsanız, şüphe duymadan para ödeyebileceğiniz tek oyun PUBG oluyor.

PUBG yayınlanmasından bu yana Steam’de 69 TL gibi bir fiyat etiketine sahip olarak satışlarına devam ediyor. Yayınlanmasından günümüze kadar herhangi bir indirime girmeyen oyunun 1.0 sürümü Aralık ayında karşımıza çıkacak. Sadece bilgisayar platformunda karşımıza çıkan oyun konsol platformu olarak ilk Xbox One için yayınlanacak. Oyunun Xbox One sürümünü de Aralık ayında karşımıza çıkacak. Oyunun 1.0 sürümü ile beraber çeşitli yeniliklerde beraberinde gelecek. Oyuna yeni bir Çöl Haritası ve çeşitli silahların eklenmesinin yanı sıra performans iyileştirilmesi de yapılacak. Oyun Steam’de 69 TL fiyat etiketiyle satılmaya devam ediyor. Unutmadan hatırlatalım PUBG yayınlanmasından bu yana herhangi bir indirime ya da kampanya’ya girmedi. Günümüzde ki Battle Royale moduna sahip olan oyunlar PUBG’den esinlenmiş ve hatta taklit etmişlerdir. Buna da en iyi örneği Fortnite Battle Royale’i verebiliriz.

İyi

  • Kusursuz grafikler
  • Gerçekçi bir yapı
  • Spawn yok
  • Zengin içerik
  • Ganimet sistemi
  • Ayrıntılı harita

Kötü

  • Kasma ve donma
  • Şuan için tek bir harita olduğu için hileli oyuncu gelme olasılığı oldukça yüksek
9.4

Mükemmel

Grafik - 9.4
Ses - 9.3
Oynanabilirlik - 9.4