Mount & Blade II: Bannerlord

MMORPG
Takip Et
9.5

Mükemmel

8.2

Kullanıcı


Mount & Blade II: Bannerlord’dan Aserai Kabilesi Hakkında Açıklama Geldi!

Mount & Blade II: Bannerlord, Steam sayfası üzerinden Aserai kabilesine yönelik tanıtım yazısı paylaştı.

Türk imzalı bir oyun olarak karşımıza çıkmaya hazırlanan Mount & Blade II: Bannerlord hala çıkış tarihini duyurmadı. TaleWorlds tarafından geliştirilen oyun bizleri orta çağ savaşlarına götürerek eşsiz bir savaş deneyimi sunuyor.

2005 yılında Ankara’da kurulan TaleWorlds, Mount & Blade: Warband ile ün kazanmış ve bu ünü tüm dünyaya yayılmıştır. Warband ile ülkemizde sık sık televizyon haberlerine de konu olan TaleWorlds, yeni oyunu olan Mount & Blade II: Bannerlord ile de sık sık gündeme gelmeye devam ediyor. Tüm dünyada milyonlarca oyuncu tarafından oynanan Warband, geçtiğimiz haftalarda Steam’de ‘Nedensizce Sevilen’ oyunlar kategorisinde de aday gösterildi.

Eşsiz ses efektlerine ve en gerçekçi savaş deneyimi sunan Bannerlord, ne zaman çıkacak hala bilinmiyor. Tüm dünya tarafından sabırsızlıkla beklenen oyun, sağlam mekanikleri ile bu alandaki eşsizliğini korumaya devam edecek. Warband’a göre daha zengin bir içerik ile karşımıza çıkacak olan Bannerlord muhtemelen 2018’in sonuna doğru karşımıza çıkacak. Oyunla ilgili yapılan açıklamalarda, oyunculara en iyi savaş oyununu sunmak için Bannerlord’un kusursuz olması gerektiği defalarca kez vurgulandı.

Dün Steam’de TaleWorlds Aserai kabilesi hakkında aynen şöyle bir açıklama yaptı:

“Selamlar Kalradya Savaşçıları!

İmparatorluğun kalbinin güneyinde, güneşin dövdüğü dağlarla çevrelenmiş Bronz Çöl Nahasa uzanır. Yeşil toprakların geçitlerinden gelen bir gezgin, ilk olarak, çakıl ovaları ve volkanik yükseltiler tarafından bölünmüş sıcaklık pusunun altında parıldayan kumulları görür. Zaman zaman sellerin gürlediği çöküntüler ve vadilerin altında sıkışıp kalmış yeraltı suları bulmak da mümkündür. Bu vahalara insanlar yerleşmiştir. Herbirinin kendi ayrıntılı soy ağacı olan, ancak toplu olarak Banu Asera ya da hepsinin ataları olduğunu iddia ettikleri efsanevi kabile reisi Asera’dan sonra Aserai olarak bilinen düzinelerce klan ve alt klanlara bölünmüşlerdir.

İmparatorluk, yükseltilerde dahi lejyonlarını, orduları yok eden kalıntılara gönderme taraftarı değildi. Bunun yerine, sonsuz bir güç gösterisi mücadelesi veren klanlar arasında müşteriler ve müttefikler yetiştirerek gücünü Nahasa’ya yansıtmıştır. Vahalarda güvenliği elinde tutabilen klanlar, buradan geçen karavanları korumak için imparatorluk desteği kazanmış ve zenginleşmişlerdir. Çölün içine giremeyenler ise bir dönüş planlayana kadar keçi ve deve yetiştirmeye ve karavanlara baskın düzenlemeye bırakılmışlardır. Bugün, imparatorluğun sunduğu yeni fırsatlar ve yeni risklerin azalmasıyla Aserai, en zengin klan içinden, Banu Hulyan’dan seçilen bir sultanın himayesi altında bir ittifak oluşturmaya razı olmuştur. Ancak herkes güç gösterisinin sadece kısa bir süre için durduğunu, doğru an geldiğinde yeniden başlayacağını bilir.

Aserai, ölçü ve kurumları Bannerlord’un politik sistemine çok da uygun olmayan, üç kıta genişliğindeki halifeliği meydana getiren, yedinci yy. büyük islami fetihlerinden hemen önceki Arap kabilelerine dayanır. Yüzyıllar önce Araplar, Arap ve Suriye çölleri toprak ve sınırlarında bir dizi ittifak ve krallık kurmuşlardır. Özellikle Haçlı seferleri sırasında birçok ünlü muharebe Akdeniz kıyı bölgelerinde ya da Anadolu’nun yüksek bozkırlarında gerçekleşmiş olmasına rağmen, birçoğu tüm Orta Doğu’yu kurak boş araziler olarak düşünür. Arap topraklarının merkezinin çoğunlukla çöl olduğu da doğrudur. Manzaralarımız, kum tepelerinin, engebeli dağların ve vahaların sert güzelliğini, aralardaki çalılık ve kurak vadiler gibi daha az cazibeli bölümlerle birlikte yansıtır.

Tarihçiler, Palmira, Kinda, Hirah ve çöllerin diğer beyliklerinin kabile reisleri, kralları ve arasıra yönetime geçen kraliçelerinin güçlü portrelerini sunmaktadır. Bazıları, kendi bölgelerindeki insanları tatlı dille kandırarak, tehdit ederek, rüşvetle, dalavereyle, gösterişle ve utanmadan adam kayırma ile yöneten, ahlaki olarak karmaşık karakterlerdir. Aserai sultanı Unqid de aynı hamurdan yoğurulmuştur. Imru al-Qais, Antara ve Tarafa gibi savaşçı ozanlar, görevlerini kolaylaştırmamıştır. Bu ehlileştirilemez başıboş kişiler, insanların deneyimlerinin geçiciliğini, ıssız kamp alanlarında, rüzgar ve sel ile yavaşça silinmiş gizli aşk hatıralarını anlatan gazeller yazıp, bunları, kazandıkları savaşlar ve sürdükleri atlarla alakalı yazdıkları iftihar dizelerine geçiş yapmak için kullanmışlardır. Bannerlord’un yeni etkinlik sistemini, gelecek vadeden bir sultanın sakinleştiricilik ve liderlik yeteneğini test edecek bir kin ve düşmanlık hikayesi yaratmak için kullanıyoruz.

Ortadoğu orduları popüler olarak atlı okçular ile ilişkilendirilirler fakat aslında bu, Türklerin istilaları ile İslamın kuruluşundan sonraki yaklaşık iki yüzyıl için geçerlidir. Araplar, kısa kılıçlar, uzun mızraklar ve basit arbaletler ile savaşmışlardır. Savaşçılar, düzenli ordular ya da bireysel şampiyonlar olarak esneklikleri, ışık saçan mızraklarıyla çevik dövüşmeleri ile övünmüşlerdir. Berberilerin favori silahlarından biri olan mızraklar, İslami ordularda oldukça erken ortaya çıkmıştır ve bizim de onları kullanabilen Aseraimiz vardır. Hepsi, piyade ve süvarilere karşı oldukça iyi dengelenmiş iyi birliklerin bir karışımıdır. Arapların, atlarıyla gurur duydukları hemen herkesçe bilinir; Aserai topraklarında, çayırlarda üretilmiş Aserai cinslerinin de eşsiz özellikleri vardır. Orta Doğu savaşçıları genellikle zengin işlenmiş kumaşların altına bir zırh karışımı giyiyorlardı. Bannelord’un fizik modeli çöl rüzgarlarında dalgalanan flamalar, at kuyrukları ve kaftanlar ile bu orduların ihtişamını hayata geçirerek bize yeni seçenekler sunmaktadır.

Aserai, diğer tüm Bannerlord kültürleri gibi küçük ülkelere sahiptir. Jawwallar, İslam tarihi boyunca halifeler, sultanlar ve krallarla uğraşan Bedouin göçebeleridir. Referans noktamız her ne kadar geç antik çağ ve orta çağın başları olsa da, halifelerce kurulan bazı kuruluşları da tanıtıyoruz. Köle savaşçıların birliği olan Ghilman, hilafeti ele geçirmek için savaşan ve sonuçta elde eden Memlüklülerin atalarını temsil eder. Aserai şehirleri, Binbir Gece Masalları’ndan Naguib Mahfouz’un romanlarına kadar Orta Doğu kent hayatının hikayelerinde var olan arka sokak mafyalarının boyunduruğu altındadır. Güneyin çölünün yönetilmesi zor, içinden geçilmesi tehlikelidir ancak diğer krallıklar, imparatorlukları dizlerine getirebilecek bir ev sahibini birden önlerine çıkarabilir umuduyla kendilerini riske atarak bu tehlikeleri görmezden gelirler.”

Cevap Yazın

E-posta adresin yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>