Eski popülaritesine sahip olmasa da ben hala hayatta kalma oyunlarının büyük bir hayranıyım. Aıkçası etrafı keşfetmek, yeni şeyler inşa etmek ve craft yapmak oldukça zevkli geliyor. Green Hell’i ilk duyduğumda da bu yüzden heyecanlandım. Sonuçta yeni bir hayatta kalma oyunuydu ve bu sefer Amazon’un meşhur yağmur ormanlarına seyahat ediyorduk. Bugün ise oyun Steam Erken Erişim çıkışını yaptı.
Açıkçası erken erişimde olan bir oyunu satın aldığınızda henüz bitmemiş bir ürüne para ödüyorsunuz. Bu yüzden mekanikler devamlı değişir, içerik eksik olur ve her şeyden ötesi oyunda buglar olur. Fakat Green Hell bu konuda son derece stabil bir çıkış yapmış ve oyunda çok az sayıda hata bulunuyor.
Şu anda Green Hell’in en çok eksik kaldığı nokta hikâye oluyor. Başlangıçta bir tutorial kısmı var ve hikayenin nasıl ilerleyeceğine dair kısa bir tanıtım yapılıyor. Ortağınız Mia ile Amazon Yağmur Ormanları’na ilk kez varıyorsunuz ve onla telsizle iletişim kuruyorsunuz. Oyun mekaniklerini tanıtan kısa bir eğitim bölümünün ardından Mia’nın buradaki Amazon kabililerinden biriyle görüşme yapacağını öğreniyorsunuz ve ardından fırtına kopuyor. Hikaye de burada aniden kesintiye uğruyor ve artık öğrendiklerinizle hayatta kalmaya çalışıyorsunuz.
Aslına bakarsanız tutorial süresince seslendirmeler epey ektileyiciydi ve hiç zorlama hissettirmiyordu. Bu yüzden de oyuna devam etme isteği oluşturdu ve senaryonun gidişatını görmek istedim. Şu anda survival modu için bir amaç bulunmuyor ve sadece hayatta kalmaya çalışıyoruz. Muhtemelen The Forest’ın uyguladığı model izlenecek ve ilerleyen güncellemelerle senaryo oyuna eklenecek.
Green Hell’deki crafting mekanikleri pek çok hayatta kalma oyunundan bekleyeceğiniz şekilde. Sırt çantanızdaki eşyaları birleştirerek daha çok eşya yaratıyorsunuz. Örneğin bir çubuk ve taşla balta yapabiliyorsunuz.
Aynı zamanda oyundaki envanter sistemi de epey ilgi çekici. Her şeyi ızgara şeklindeki bölmelerle sunmak yerine, arayüz bir sırt çantası içine yerleştirilmiş ve gerçekçilik katılmış. The Forest’i oynayanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Fakat Green Hell’de crafting zaman zaman zorluyor çünkü tarifleri bilmeden yapmak pek kolay olmuyor. Pek çok kez deneme yanılma yapıyorsunuz.
İnşaat sistemi ise açıkçası biraz cılız kalıyor. ARK ya da The Forest gibi oyunlarda olduğu gibi duvarlar yaparak kendi sığınağınızı inşa ediyorsunuz. Aynı zamanda içine mobilya yerleştirebilir, odalara bölebilirsiniz. Fakat bunların çok da ötesine gidemiyorsunuz. Dolayısıyla dev kaleler ya da güçlü savunmalar yapmayı beklemeyin. Birçok zaman yıldızların altında uyuyacaksınız ve kendinizi çok açıkta hissedeceksiniz.
Green Hell’in takdir edeceğim bir diğer noktası ise oyunun dünyası. Mevcut haritanın tamamını keşfetmek oldukça zor. Oyunda devamlı yeni bölgeler keşfediyorum ve bunların bazıları gerçekten de büyüleyici. Aynı zamanda oyunun asıl ilgi çekici kısmı olan yağmur ormanları da son derece derin ve canlı duruyor. Etrafta yürürken sıçanları ve diğer vahşi yaratıkları görebiliyorsunuz. Bunlardan birini et için avlamaya kalktığınızda ise kafanızdan geçen ok vızıltısını duyuyorsunuz çünkü karşınıza yüzünde savaş boyaları olan bir Amazon kabile üyesi çıkıyor. Savaşmak ya da kaçmak ise size bağlı.
Sonuç olarak Green Hell yeni güncellemeler gelene kadar sizi oyalayacak doyurucu bir içerik sunuyor. Erken Erişim aşamasında oldukça başarılı ve ben de ek içerikler geldikten sonra oynamaya devam edeceğim. Özellikle de multiplayer desteği olursa çok daha iyi olacağına şüphem yok.
Artıları:
- Göz alıcı görsellik, Amazon Yağmur Ormanları
- Erken Erişim olmasına rağmen az sayıda bug
- Başarılı oynanış mekanikleri
Eksileri:
- Multiplayer desteği olmaması
- Eksik hikâye içeriği