Generation Zero İncelemesi

Yeni Avalanche oyunu Generation Zero maalesef bekleneni veremiyor.

Just Cause serisiyle artık yakından tanıdığımız Avalanche Studios’un yeni oyunu Generation Zero geçtiğimiz gün çıkış yaptı. Açık dünyada, 1980’li yılların İsveç’inde geçen bu FPS oyunundan aslında pek bir beklentim yoktu. Buna rağmen beklentisi olanların büyük çoğunluğu hayal kırıklığına uğramış gibi gözüküyor. Biz de Generation Zero incelemesi ile karşınızdayız.

Generation Zero İnceleme

Oyun hikâyeyi özetleyen bir açılışla başlıyor ve hatta Hitler hakkında dahi konuşuyor fakat dürüst olmak gerekirse, bu noktada ne hakkında olduğunu dahi unuttum. Temelinde herkesin küçüklükten savaşa hazırlandığını ve sonrasında alarm çalındığında da silah altına geçtiklerini anladım. Sanırım bu da oyunda herkesin neden kaybolduğunu açıklıyor.

Generation Zero’da bir açık dünya var ve oyunun temelinde de zaten burayı keşfetmek, ipuçları bulmak ve katil robotlara karşı hayatta kalmak yatıyor. Açlık, uyku ya da yorgunluk gibi survival elementleri ise bulunmuyor. Sadece sağlık, zırh ve stamina göstergelerimiz var. Robotları öldürdükçe, etrafı keşfettikçe ve diğer çeşitli şeyleri yaptıkça tecrübe puanları kazanıp seviye atlıyoruz. Ardından klasik şekilde skill puanları açılıyor ve bunları dağıtarak yeni yetenekler elde ediyoruz. Oyunu hem solo, hem de online multiplayer olarak oynamak mümkün.

Kağıt üzerinde çok fazla şey olduğu gibi, Generation Zero bazı zamanlarda gerçekten güzel de gözüküyor. Fakat tam anlamıyla içine girip oynadığınızda, oyunun tamamlanmadan piyasaya çıkarıldığını anlıyoruz. Modellemeler, kaplamalar bitirilmemiş dahi. Düşman yapay zekası olması gerektiği gibi işlemiyor ve her tarafta bolca bug ile karşılaşıyorsunuz. Generation Zero görünüş itibariyle bir Erken Erişim oyunu gibi olsa da, aslında öyle değil. Elimizde sadece tamamlanmamış bir ürün var.

Generation Zero yavaş bir şekilde başlıyor ve oyunculara çeşitli oynanış mekaniklerini öğreiyor. Kısa sürede barındırdığı açık dünyanın hiçbir şey içermediğini fark ediyorsunuz. Toplamda sadece 5-6 kadar ev modellemesi var. Üstelik haritada yüzlerce ev bulunurken! Hepsi birbirine benziyor ve bu yüzden bazen yolunuzu dahi şaşırıyorsunuz. Generation Zero’nun her tarafında monotonluk hakim.

Açıkçası oyunu bitirmedim. Üç saat kadar ana görevler üzerinde vakit harcadıktan sonra bırakmaya karar verdim. Oyunun temel mantığı evleri yağmalamak ve ipuçları aramak üzerine kurulu fakat bunlar kendini o kadar çok tekrar ediyor ki bir üsre sonra gerçekten sıkılıyorsunuz, daha ileri gidecek gücü kendinizde bulamıyorsunuz. Belki senaryo ilerleyen bölümlerde daha ilgi çekici hâle de gelecekti fakat oyun buna izin vermiyor. Avalanche, Generation Zero’daki senaryonun bir gizem içerdiğini söylemişti fakat asıl gizem şu olmalı; bir insan neden bu oyunu bu hâlinde oynasın ki?

Oyunda robotlar aslında fena değil. Tasarımları, animasyonları ve oynanış mekanikleri bazen eğlenceli olabiliyor. Buna rağmen yapay zeka çoğu yerde saçmalıyor ve sonunda kendinizi robotla dans eder şekilde buluyorsunuz.

Şahsen Generation Zero’nun daha iyi geliştirilse oynanabilecek bir yapım olduğunu düşünürdüm. İyi olduğu ya da gelecek vadettiği noktalar var fakat bunların hiçbiri tamamlanmamış, üzerinde durulmamış. Erken Erişim sürümü olarak çıksa, en azından potansiyelinden bahsedebilirdik fakat böyle bir durum da söz konusu değil. Açıkçası şu haliyle Generation Zero kesinlikle önerebileceğim bir oyun değil. Mutlaka satın almayı düşünüyorsanız da, güncellemeleri bekleyin derim.

Artıları:

  • Bazı oynanış mekanikleri

Eksileri:

  • Tamamlanmamış hissi

  • Vasat senaryo

  • Bolca bug

  • Kötü grafikler

  • Yapay zeka

Cevap Yazın

E-posta adresin yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Şifremi Unuttum

Kayıt Ol