İnceleme

Square Enix tarafından geliştirilen ve bilgisayar oyuncularına 6 Mart’ta sunulan Final Fantasy XV daha çıkmadan sık sık gündemde kendine yer bulmuştu.

2018 yılında RYO oyunları arasına damga vurması beklenen Final Fantasy XV 6 Mart’ta bilgisayar platformu oyuncuları ile buluştu. RYO oyun severlerin sabırsızlıkla beklediği yapım daha yayınlanmadan sık sık gündeme gelmiş ve oyun severler üzerinde adeta merak uyandırmıştı. Oyun hakkında sürekli olumlu yorum yapılması ve oyuncuların yapıma olan ilgisi bizlerde de merak uyandırdı ve bunun sonucunda Final Fantasy XV’i inceleme kararı aldık. Lafı daha fazla uzatmadan inceleme yazıma geçmek istiyorum.

Öncelikle oyunun boyutundan bahsederek inceleme yazıma başlıyorum. Açıkçası Final Fantasy XV’in 76 GB gibi dev bir içeriğe sahip olacağını sanmamıştım. Steam’den oyunu bilgisayarıma indirmek istediğimde 76 GB olduğunu gördüm ve çok şaşırdım. Her neyse oyunun kurulumunu tamamladım ve giriş yaptım. Oyunun girişinde dil seçeneği ekranı geliyor. Burada hemen belirteyim, oyunda ne yazık ki Türkçe dil desteği yoktur. Dil seçeneğinin ardından Voice yani Seslendirme menüsü geliyor. Seslendirme menüsü oyun içi konuşmaları ve diyalogları temsil ediyor. Fransızca seçerseniz Fransızca, İngilizce seçerseniz de İngilizce konuşmalara tanıklık ediyorsunuz. Seslendirme menüsünden sonra karşınıza Device(cihaz) geliyor. Burada iki seçenek bulunuyor. Seçtiğiniz seçeneğe göre oyun kısa süreli bir optimizasyon ve ayarlamalar yapıyor. Bu ayarlamalar 2 dakika kadar sürebiliyor. Ayarlamalar da tamamlandıktan sonra oyunun ana giriş sayfası karşımıza geliyor. New Game, Load Game gibi sekmelerin bulunduğu ekrandan bahsediyorum. Burada sizlere bir dip not belirtmek istiyorum. Bu menüde ben yanlışlıkla en altta bulunan Quit Game sekmesine tıkladım ve oyundan çıktım. Yani Quit Game’e tıklayınca ‘oyundan çıkmak istiyor musunuz?’ gibi bir soruyla karşılaşmıyorsunuz.

Oyuna New Game(yeni oyun) sekmesine tıklayarak giriş yapıyoruz. Bu sekmeden sonra karşımıza Normal ve Easy(kolay) diye iki farklı seviye seçeneği geliyor. Artık yeteneklerinize ne kadar güveniyorsanız onu seçerek ilerleyebilirsiniz. Ben normali seçerek ilerlemeye devam ettim. Seçimimin ardından oyunculara kısa bir sinematik video izlettiriliyor ve ardından da ‘Eğitim odasına hoşgeldiniz’ yazan bir menü bizleri karşılıyor. Bu menüde de yine bizleri iki seçenek karşılıyor. ‘Combat Tutorial(Savaş Eğitimi) ve Lore Guide(Lore Rehberi) olan seçeneklerden ben savaş eğitimini seçerek ilerledim. Bu seçenekten sonra oyundaki takım arkadaşlarımdan birisi olan Gladiolus Amicitia ile antrenman yapıyoruz. Bu antrenmanda savunma ve saldırı gibi özellikler nasıl kullanılır gibi bilgilendirici diyaloglar karşımıza çıkıyor. Ayrıca saldırıyı nasıl ve hangi tuşla yapacağımız ya da savunma esnasında düşmanların saldırısından nasıl sıyrılacağız gibi unsurlar bu alanda bizlere öğretiliyor. Burada sizlere ipuçları vermek istiyorum. Space tuşu ile Shift tuşunu sık sık kullanın derim. Space tuşu ile zıplayabilir ve düşmana normal hasardan iki üç katı hasar verebilirsiniz. Shift tuşu ise karakterimizi tam bir otomatik makinaya dönüştürüyor diyebilirim. Shift tuşuna basarak mausta sol tıklama yaparsanız karakterimiz ardı arkası kesilmeyen vuruşlar yapıyor. Bu alanda istediğimiz kadar saldırı ve savunma yapma imkanımız var. Zaten rakip oyuncuya ne kadar vurursanız vurun bir türlü etkisiz hale gelmiyor.

Artık oyunun nasıl oynandığını öğrendik. Seçenekler menüsünden asıl oyuna giriş yapıyoruz. Yine bizleri sinematik bir video karşılıyor. Kısacık bir videodan sonra karakter bizim kontrolümüze bırakılıyor. Burada amaç ne bir türlü anlayamadım. Takım arkadaşlarımız ile ateşe doğru koşuyor, ardından patlama oluyor, karakterimizin üzeri yanarken takım arkadaşlarımızdan birisi onu söndürüyor ve ardından daha şiddetli bir patlama yaşanıyor. Oyunu oynadığım zaman diliminde o sahneye bir türlü anlam veremedim. Patlamanın ardından bir kez daha sinematik sahne bizleri karşılıyor. Karakterimiz ve diğer takım arkadaşlarımız felan kendi aralarında sohbet ediyorlar. Konuşmaların tamamlanmasından sonra yaklaşık 2 dakika gibi bir süre Bölüm 1’in başlamasını bekliyoruz. Tabii bu süre bilgisayara göre farklılık gösterebilir. Bölüm 1’in girişinde yine kısa bir sinematik sahne oyunculara sunuluyor. Yine konuşmalar yaşanıyor ve konuşmaların ardından slow bir müzik çalıyor ve oyunun gerçek hali karşımıza çıkıyor. Oyuna giriş yapar yapmaz bozulan aracımızı itmek zorunda kalıyoruz. Bilmeyenler için belirteyim, ‘W’ tuşu ile aracı itebiliriz. Yaklaşık 1 dakika aracı ittikten sonra yine bir sinematik sahne oyunculara sunuluyor. Bu sahnede takım arkadaşlarımız ve karakterimiz dışında iki yeni karakter de sohbete dahil oluyorlar. Karakterlerden birisi Cid Siphair adlı yaşlı adam olurken, diğer karakter de genç bir bayan oluyor. Bu iki karakter ile diyaloglar kuruyor ve ilk görevimizi tamamlamak için yola çıkıyoruz. Ekranın sağ tarafında bulunan harita yardımı ile görevin nerde ve ne kadar uzaklıkta olduğunu öğrenebiliyoruz. Görevler haritada ‘!’ harfi ile ifade ediliyor.

İlk görevimizde bizleri dev akrepler karşılıyor. İlk görevde 3, ikinci görevde 6 ve son olarak üçüncü görevde de 9 dev akrebi takım arkadaşlarımızla birlikte etkisiz hale getiriyoruz. Akrepleri üç farklı noktada etkisiz hale getirdikten sonra yakında bulunan bir barakaya giriyoruz. Bu barakada masanın üstünde bit bot defteri oluyor. Haritada ve masada işaret ile gösterildiği için bu not defterini görmemeniz imkansız. Zaten not defterini okumadan sonraki göreve geçiş yapamıyoruz. Oyunda onaylama tuşu mausun sok tıklaması olarak kabul edilmiş. Yani arabaya binecekseniz, diyalog kuracaksanız vs. her şeyi mausun sol tıklaması ile gerçekleştiriyorsunuz. Not defterini okuduktan sonra ne olduğunu anlamadan arkamızda kurtlar beliriyor. Hemen saldırıyor ve onları da etkisiz hale getiriyoruz. Barakadan çıktıktan sonra sıradaki görev harita da beliriyor. Tam yeni göreve gidecekken yine kurtlar karşımıza çıkıyor. Bu kurtları da öldürdükten sonra yine bir sinematik sahne bizleri karşılıyor. Bu sahne diğer sinematik sahnelerden farklı olarak diyaloglar içeriyor. Ama bu sefer diyalogların gidişatını verdiğimiz cevaplar ile biz belirliyoruz. Unutmadan söyleyeyim, verdiğimiz cevaplar oyunun gidişatını önemli ölçüde etkiliyor. Diyaloglar bittikten sonra yine haritada ‘!’ harfi ile gitmemiz istenilen yer gösteriliyor. O yere gidiyor ve kamp kuruyoruz. Kampta ne yiyeceğimize karar veriyor ve dinleniyoruz. Ertesi gün yeni bir görev alıyoruz. Bu görevde karşımıza dev bir yaratık çıkıyor. Boynuzlu olan bu yaratığı açıkçası ben bir şeye benzetemedim. Bu yaratık bizi birazcık zorlasa da en nihayetinde onunda hakkından geliyoruz. Ardından telefonumuz çalıyor kısa bir sohbet gerçekleştiriyor ve yeni bir göreve daha yola çıkıyoruz. Oyun içerisinde görevlere bazen aracımız ile bazen de koşarak gidiyoruz. Bazı görevler dağlık arazilerde olduğu için genellikle koşarak gidebiliyoruz. Eğer karakteriniz ile hızlı koşmak istiyorsanız ‘W’ tuşuna basarken mausun sol tuşuna da basılı tutmalısınız. Mausa tıklamazsanız karakteriniz yavaş koşacaktır. Aldığımız yeni görevi de tamamladıktan sonra haritada başladığımız noktaya gitmemiz istenecek. Hani bir bayan ve Cid Siphair diye bir karakterle tanışmıştık ya işte oraya tekrar gideceğiz. Hemen hatırlatma yapmak istiyorum. Oyunun ilk evresinde aracımız bozuldu ve itmiştik ya aracımızı tamire vermiştik. İşte aracımızın tamiri tamamlandı ve aracımızı teslim almak için tekrar başladığımız yere dönüyoruz.

Yine sizlere burada bir şeyler belirtmek istiyorum. Dileyen oyuncular aracın rengini, özelliklerini vs. değiştirebilirler. Oyun içerisinde bazı görevler oldukça uzak mesafelerde bulunuyor. Bu mesafelere gidebildiğimiz kadar arabayla gidiyor daha sonra da yola yayan devam ediyoruz. Dediğim gibi arabaya binerken mausun sol tuşunu kullanıyoruz. Tuşa bastıktan sonra karşımıza yine bir menü açılıyor. Bu menü de ilk dikkatimi çeken seçeneklerden bahsetmek istiyorum. Oyunda araba var diye arabayı sürekli biz kullanacağız diye bir şey yok. Dilersek aracı biz dilersek de takım arkadaşlarımızdan birisi kullanıyor. Eğer aracı siz kullanacaksanız ‘manuel’ takım arkadaşlarınızdan birisi kullanacaksa ‘auto’ seçeneğini seçmelisiniz. Oyunda yaya olduğumuz sürece çeşitli tehlikelere maruz kalıyoruz. Mesela aracı teslim aldıktan sonraki göreve yayan olarak giderken daha göreve varamadan 3 farklı yerde kurtlar ve iki defada boynuzlu yaratıklar tarafından saldırıya maruz kaldım. Yine sizlere bir ipucu vereyim. Eğer oyun esnasında aniden bir heyecan verici müzik çalarsa bilin ki tehlike yakınınızda demektir. O müziği duyar duymaz durun ve etrafınızı inceleyin. Muhtemel size doğru koşarak gelen tehlikeler vardır. Aracı teslim aldıktan sonra birinci görevi tamamladık ve ikinci görev yine haritada işaretli olarak karşımıza çıktı. Bu seferki görevimiz aracımızı istenilen yere götürmek ve park etmek oluyor. Ekranın sağ tarafını sürekli kontrol ederseniz eğer ne yapmanız gerek adım adım gösteriliyor. Basacağınız tuş felan bütün bilgilere ekranın sağından kolaylıkla öğrenebiliyorsunuz. Oyundayken bir görevi tamamladıktan hemen sonra ikinci görev de hemen haritada beliriyor. Burada bahsedeceğim görev beni adeta kanser etti diyebilirim. İron Grant adında karşımıza çıkan düşman dev bir demir yığını diyebilirim. Takım arkadaşlarımızla birlikte 4 kişiyiz. İron Grant isimli düşman 3 vuruş ile takım arkadaşlarımızı yere serdi. Tam 12 dakika bu demir yığınını yere sermek için mücadele ettim. Bu demir yığını sadece bir vuruş ile benim canımın tamamını götürmesine rağmen karakterimiz bir türlü ölmüyor. Zaten canımız bittikçe 1 saniye tamamlanıyor.

Bu demir yığını ile mücadele ederken kaç kere canım bitti, kaç vuruş yaptım inanın takip edemedim. Dedim ya 12 dakika tek başıma mücadele ettim. Burada şunu da belirtmek istiyorum: Mücadele sırasında takım arkadaşlarımız yerden kalkmazken ben düşmanı yere serer sermez bizimkilerin bir şey olmamış gibi koşarak yanıma gelmesi ayrı bir ilginçlik oldu benim için. Görevler bu şekilde karşımıza çıkıyor. Dediğim gibi bir görevi tamamlar tamamlamaz diğer görev haritada belirginleşiyor. Göreve doğru ilerlerken de mesafe metre ve km olarak oyunculara sunuluyor.

Oyunun grafiklerinden söz edecek olursak oldukça titiz bir çalışmanın eseri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Oyuncular ağaçlara, çalılara, taşlara takılabiliyor ve dengelerini kaybedebiliyorlar. Oyundaki alt yapı müzikleri benim pek ilgimi çekmedi. Sebebini belirtecek olursam yer yer bazı müzikler diyalogların üstüne biniyor. Yani konuşmaları çok az ama müziği çok fazla duyuyorum. Oyunda herhangi bir kasma ya da donmayla karşılaşmadım. Oldukça geniş bir haritaya sahip olan Final Fantasy 15’de haritanın çok az bir kısmını dolaştık ve herhangi bir hatayla ya da eksiklikle karşı karşıya gelmedim. Oyunun grafikleri kusursuz bir yapıya sahip olarak karşımıza çıkıyor. Buna ek olarak Nvidia’nın G-SYNC, Gameworks, Ansel ve Shadowplay Highlights teknolojilerinden de faydalanan oyun tam anlamıyla alanında en iyisi olmaya hak kazanmış oluyor. Hatırlayacağınız üzere Nvidia geçtiğimiz günlerde yeni Game Ready sürücüleri ile oyun içerisine de GeForce Experience’ın özellikleri arasında yer alan Ansel ve ShadowPlay Highlights desteğini kazandırmıştı. Buna ek olarak yeni yayınlanan sürücü Final Fantasy 15’e NVIDIA Flow, NVIDIA HairWorks, NVIDIA ShadowWorks, NVIDIA Turf Effects ve NVIDIA VXAO’yu içeren GameWorks teknolojilerini de getirdi. Oyunun grafikleri oldukça zorlayıcı özelliklere sahip olduğu için Nvidia bilgisayar kullanıcılarını dikkate alarak optimum performans için GameWorks özelliğini açma ve kapatma gibi seçenek sunuyor.

Sonuç

Eğer etkileyici bir RYO oyunu oynamak istiyorsanız Final Fantasy 15’i sizlere şiddetle tavsiye ederim. Zengin içerik, kusursuz grafikler, etkileyici ses efektleri ile alışılmışın dışında geniş bir dünya sizleri bekliyor. 4K çözünürlükte grafikleri destekleyen oyun Nvidia’nın yeni sürücüleri ile oyunculara en gerçekçi deneyimi sunuyor. Yayınlanması ile milyonlarca oyuncu tarafından indirilmeye başlanan yapım şu sıralarda dünyanın dört bir yanında adeta bir tutkuyla oynanıyor.

İyi

  • Grafikler gerçekçi ve kusursuz
  • Zengin içerik
  • Geniş ve ayrıntılı harita
  • Birbirinden farklı düşmanlar
  • Birbirinden farklı görevler
  • Kaliteli ses efektleri

Kötü

  • Oyunun bazı sahnelerinde alt yapı müziği diyalogların üzerine çıkmış.
9.2

Mükemmel

Ses - 8.9
Grafik - 9.5
Oynanabilirlik - 9.2

Şifremi Unuttum

Kayıt Ol