Crackdown 3 İncelemesi

Microsoft exclusive oyunu Crackdown 3 neler vadediyor?

Crackdown isminin oyun dünyasına girişi 2007 yılında satın alanlara Halo 3 betasını hediye etmesiyle olmuştu. Bu promosyon sayesinde oyun sadece milyonlar satmakla kalmadı, aynı zamanda Crackdown’ın da popüler bir Xbox 360 exclusive oyunu olmasına yol açtı. Buna rağmen serinin devam oyunu Crackdown 2 eleştiriler aldı ve ardından 2013’de Crackdown 3 duyurulsa da, gelişi için 5 yıl geçmesi gerekti. Sumo Digital tarafından yapılan oyun nihayet yayınlandı ve biz de Crackdown 3 incelemesi ile karşınızdayız.

Crackdown 3 İnceleme

Crackdown 3’de önceki oyundan yıllar sonrası konu alınıyor. New Providence şehrinden bir terörist saldırısı dünyadaki enerjiyi keserken, Agency de bu durumu soruşturmak için yola koyulur. Bu sırada Terra Nova adlı gizemli bir grup tarafından yapılan baskınla pek çok ajan çatışmada öldürülür. Buna rağmen bu ajanlardan birisi Echo tarafından hayata geri döndürülür ve Terra Nova’yı yenmek için göreve gelir. Militia lideri olan bu kişi ile Agency birlikte çalışarak Terra Nova’yı New Providence adasından atmak için çalışacaktır.

Tıpkı önceki Crackdown oyunlarında olduğu gibi Crackdown 3’ün hikâyesi de sıradan bir örgüye sahip. Eğer derin ve kompleks bir hikaye arıyorsanız bu yüzden yanlış yerdesiniz. Kötü karakterlerin yeteri kadar iyi kurgulanmadığı görülüyor ve kendi ajanımız bile çoğu zaman diyecek pek fazla şeye sahip değil. Hikaye oyuncuyu sadece aksiyona sokmak için bir işleve sahip fakat bu bakımdan görevini de yerine getiriyor. Crackdown 3’de takip edecek kötüler, yenecek bir düşman ve bolca patlama yer alıyor.

New Providence şehri adeta kargaşa dolu bir oyun sahası gibi. Bu dairesel adada kıyı bölgeleri, gecekondu kasabaları, marinalar, mahalleler, çöl alanları ve gökdelenler gibi pek çok farklı alan sizi bekliyor. Farklı bölgelerde geziyorsunuz ve aktiviteleri tamamladığınızda yeni bossları açıyorsunuz. Bazen kimyasal alanları yok ediyor, bazen Terra Nova araçlarını havaya uçuruyorsunuz. Crackdown 3’ün dünyasında yapacak çok fazla şey var fakat görevler nadir olarak değiştiği için kısa süre sonra kendini tekrar etmeye başlıyor.

Yeni yapımcı Sumo Digital, Crackdown 3’ü önceki oyunların hayranlarına göre tasarlamış. Bu yüzden aynı oynanış mekaniklerine sahip ve tıpkı orijinal oyunun remake sürümü gibi hissettiriyor. İlgi çekici silahlar sayesinde oyunda silah kullanımı oldukça başarılı. Başlangıçta elinizde sadece normal tabancalar, taarruz tüfekleri ve pompalı tüfekler oluyor fakat kısa süre sonra çok daha ölümcül silahlara erişiyorsunuz. Oyundaki silah çeşitliliği sayesinde devasa bir kargaşa yaratıp önünüze çıkan her şeyi yok edebiliyorsunuz. Düşman yapay zekası ise pek fazla zorluk yaratmıyor ve hatta bosslar bile genellikle kolay.

Yarattığınız tüm bu kargaşa daha sonra Agent’ınızı geliştirmek için kullanılıyor. ‘Skills for Kills’ upgrade sistemi geri dönerken, seviye atladığınızda da karakteriniz güçleniyor. Crackdown 3’de yaptığınız her şey Agility, Firearms, Strength, Explosives ve Driving yeteneklerinizi geliştiriyor. Her alanda metreyi doldurduğunuzda yeni yetenekler açılıyor.

Crackdown 3 çok fazla eğlence vadeden bir oyun aslında fakat modası geçmiş mekanikler bunun zaman zaman önüne geçiyor. Kilitlenme sistemi tam isabetli değil ve çoğunlukla kendinizi yanlış düşmana hedef alırken buluyorsunuz. Görevlerin tekrar etmesi ve düşmanların zorluk seviyesi de oyunun sonlara doğru sıkıcılaşmasına yol açıyor. Oyun boyu bolca orb topluyorsunuz ve bu kimileri için sıkıcıyken, kimileri de Crackdown’ın bu yönünü seviyor. Dolayısıyla bu konuda yorum yapmam doğru olmaz.

Wrecking Zone modu ise bambaşka bir hikâye. Crackdown 3’ün multiplayer modu oldukça eğlenceli ve üzerinde vakit harcamaya değer. Campaign kısmının aksine multiplayer modunda yıkım mekanikleri tamamen entegre edilmiş ve toplam üç haritadaki her şeyi yıkabiliyorsunuz. Arkasına saklanacak hiçbir şey olmadığını bilerek oynamak adrenalini de arttırıyor. Wrecking Zone’da şimdilik üç harita ve iki mod; Agent Hunt ile Territories bulunuyor. Buna rağmen gelecekte sayılarının arttırılma ihtimali de var.

Gelelim Crackdown 3’ün çokca eleştirilen grafiklerine. Açıkçası grafikler hakkında yapılan yorumların hem haklı, hem de haksız olduğunu düşünüyorum. Evet, Crackdown 3 bir konsol üreticisinin hazırladığı AAA kalitede oyun gibi durmuyor. Kaplamalar yeteri kadar detaylı değil, binaların kendi karakteristikleri yok ve oyunun dünyası bazen boş hissettiriyor. Buna rağmen Crackdown 3’ün harika bir sunumu var ve olağanüstü draw distance sayesinde göze hoş geliyor. Güneşin batışı, neon renkler gerçekten de çoğu oyunda olmadığı kadar güzel. Özellikle büyük çaplı patlamalarda gerçek bir görsel şölen yaşıyorsunuz ve bu kadar kaosa rağmen kare oranları da sabit kalıyor.

Crackdown 3 inceleme yazımızda sona gelecek olursak, neredeyse 5 yıl sonra Sumo Digital nihayet beklediğimiz oyunu sundu. Buna rağmen kabul etmek gerekir ki aradan çok fazla zaman geçti ve artık tarihi geçmiş bir ürün gibi duruyor. Fakat şunu da unutmamalıyız ki Crackdown hiçbir zaman için geniş kitlelerin sevdiği bir oyun olmadı. Kendine has bir yapısı vardı ve sıradan gibi durmasına rağmen eğlendiren bir oyundu. Crackdown 3’ün de en büyük artısı Xbox Game Pass üyeliğiyle sunuluyor olması. Yani Game Pass sahibi kullanıcılar hiçbir ücret ödemeden Crackdown 3’ü sınırsız oynayabilecekler. Bunu da hesaba katarsak, Crackdown 3’e yapılan eleştirilerin çoğunlukla haksız olduğunu ve her şeye rağmen oynamaya değer bir yapım olduğunu düşünüyorum.

Artıları:

  • Eğlenceli oynanış
  • Multiplayer modları
  • Game Pass ile ücretsiz olması

Eksileri:

  • Çağın gerisinde kalan mekanikler
  • Sıradan grafikler

Cevap Yazın

E-posta adresin yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Şifremi Unuttum

Kayıt Ol